Made to measure türkçesi Made to measure nedir

  • Tıpatıp uygun.
  • Ismarlama yapılmış elbise.
  • Ölçüsüne uygun.
  • Kişiye özel üretim.
  • Ismarlama.

Made to measure ingilizcede ne demek, Made to measure nerede nasıl kullanılır?

Made : Mamul. Garantili. Yapmak (make) eyleminin ikinci hali. -den. Tamamen uygun. Üretilmiş. Yapılı. Yapma. Tam uyan. Başarıdan emin.

To : Arasında. Karşı. Kadar. Ya. Göre. -mek -mak (mastar). E. İle. -e göre. Oranla.

Measure : Ölçme jüyesi. Ölçme aygıtı. Derece. Ölçüsünde olmak. Karşılaştırmak. Tedbir. Önlem. Ölçü birimi. Dikkatle bakmak.

Made to order : Ismarlama. Uygun.

İngilizce Made to measure Türkçe anlamı, Made to measure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Made to measure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Made to order : Uygun.

Customised : Özel olarak değiştirilmiş (ayrıca customized). Özelleştirilmiş. Kişiselleştirilmiş. İsteğe göre uyarlanmış. Siparişe göre yapılmış. İsteğe uyarlanmış.

Commissions : Komite. Görevlendirme. Komisyon. Atama belgesi. Kurul. Talimat. Sipariş. Aracı karı. Heyet. Terfi.

Customized : Özel olarak değiştirilmiş (ayrıca customised). Özelleştirilmiş. Siparişe göre yapılmış. Kişiselleştirilmiş. İsteğe göre uyarlanmış. İsteğe uyarlanmış.

 

Custom : Bir toplumda yürürlükte olan ve insanların tutumlarına yön veren görenek, inanç ve alışkıların tümü. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Alışveriş. İtiyat. Müşteri. Gümrüğünü ödemek. Müşterisi olma. Özel.

Commission : Sipariş vermek. Vazife. Görev. Atama. Heyet. Atamak. Ismarlamak. Görev vermek. Yıkmak. Memur etmek.

Order : Tarikat. Usul. Sipariş etmek. Komut. Ismarlamak. Tavsiye etmek (doktor). Hal. Düze. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Takım.

Bespoke : Ismarlama iş yapan. Siparişle yapılmış. Ismarlama yapılmış. Ismarlama çalışan.

Sending out : Sevketme. Düzenleme. Gönderme. Emir verme.

Ordered : Derli toplu. Düzenlenmiş. Tertipli. Sıralı. Dizilmiş. Düzgün. Sipariş adedi. Düzenli.

Made to measure synonyms : ordering, placements, placement, orderings, custom made.