Sending out türkçesi Sending out nedir

Sending out ingilizcede ne demek, Sending out nerede nasıl kullanılır?

Sending : Gönderme şekilleri. Salma. Yollama. İrsalat. Gönderiyor. Sevk etme. Gönderme. Sevk.

Out : Dışarı atmak. Dışarı. Kendini belli etmek. Yanmak. Dışarıda. Nakavt etmek. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Bayılmak. Meydana çıkmak.

Sending away : Uzak yere göndermek. Yol vermek.

Sending back : İrca.

Sending back home : Hizmet bağıtının işveren ya da gemide çalışan kişi tarafından yurt dışında bozulmasında işveren ya da yetkilisinin gemi adamını bağıtlamada başkaca bir yargı yoksa geminin bağlama barınağına geri göndermesi zorunluluğu. Yurda geri gönderme.

Sending key : Maniple.

İngilizce Sending out Türkçe anlamı, Sending out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sending out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alignment : Hiza. Uyuşma. Sıraya koyma. Sıraya dizme. Sıralama. Gruplaşma. Aynı hizaya getirme. Hizalama.

Consignment : Parti. Koruyum. Teslim. Bir malın belirli bir süre korunmasını ücret karşılığı birine bırakma. 2, ücret karşılığı belirli bir süre korunması için birine bırakılan mal. Mal gönderme. Sevk. Sevkedilen mal. Gönderi. Tevdi.

 

Controlment : Tutma. Kontrol etme eylemi. Bastırılmış olma durumu. Denetleme. Kontrol.

Customised : Kişiselleştirilmiş. Siparişe göre yapılmış. İsteğe uyarlanmış. Özel olarak değiştirilmiş (ayrıca customized). İsteğe göre uyarlanmış. Özelleştirilmiş.

Disposition : Düzen. Kural. Pozisyon bozukluğu. belirli etki ve hastalıklara karşı duyarlılık. Mizaç. Emir. Yapı. İstek. Doğa. Hal. Niyet.

Guidance : Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Kılavuz. Bireyleri ilgi, anıklık ve yeteneklerine en uygun etkinliklere yöneltmek amacıyla uzmanlarca yapılan düzenli ve sürekli yardım. öğrencilerin bağımsız birer kişilik kazanmalarını amaç edinen düzenli ve sürekli yol gösterme etkinliği. Kılavuzluk. Akıl. Yardım. İşaret. Yönlendirme. İdare etme.

Ordering : Buyurma. Sipariş. Sipariş verme. Satın almak için resmi talepte bulunma. Sıralama. Hükmetme. Tavlama. Düzenleşim.

Dispatch : Göndermek (kurye veya mektup). Hız. Hızla bitirmek. Sevketmek. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Öldürmek. Silip süpürmek. Telgraf çekmek. Bitirivermek.

Guidances : Rehberlik. Yol gösterme. İşaret. Kılavuzluk. Yönlendirme. İdare etme. İdare. Kılavuz.

Custom : Görenek. Örf ve adetler hukuku. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Gelenek. Müşteri. İtiyat. Gümrüğünü ödemek. Örf.

 

Sending out synonyms : dismissal, allusions, orderings, delivery, enjoinders, adjustment, disposal, made to order, dispatching, cross reference, placement, made to measure, configuration, bespoke, despatch, order, commissions, reordering, collocations, mapping, devising, arrangement, dismissals, committals, coordination, lation, distribution, collocation, consignments, custom made, conveyances, expedition, enjoinder.