Sıralama nedir, Sıralama ne demek

  • Sıralamak işi

"Sıralama" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Rakamları sıralamaya ihtiyacın yoktur herhâlde." - N. F. Kısakürek

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. Geniş anlamıyla sahnedeki figürlerin arasındaki boşluklarla ilişki yaratma işlemi.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Sinema ve televizyonda kullanılan çeşitli gereçlerin (film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı, resim, saydam resim, ve benzeri) istenildiğinde kolayca bulunabilecek biçimde düzenlenmesi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Ağ kenarlarındaki karşılıklı gözelerden bir iplik kullanılarak düğümlenmeden ağların birleştirilmesi işlemi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Parametrik olmayan testlerde kullanılan bir işlem olup yalın bir dizideki n verinin küçükten büyüğe doğru dizilmesi ve en küçük verinin sıra numarasının 1 ve en büyük verinin sıra numarasının ise n olacak biçimde tüm verilere sıra numaralarının verilmesi işlemi.

Bilimsel terim anlamı:

Tek ve takımların elde ettikleri yer ve dereceleri, yarış sonunda alt alta değerlendirme.

Ancak topu birden tam bir düşün vermek üzere, birkaç tümceden oluşan tümce.

İngilizce'de Sıralama ne demek? Sıralama ingilizcesi nedir?:

 

sequence, classification, stand in line, rank

Osmanlıca Sıralama ne demek? Sıralama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tasnif, müselsel bent

Sıralama hakkında bilgiler

Sıralama bir dizi elemanı, belirli bir özelliğine göre sıraya dizme işlemine verilen addır. Bilgisayar bilimlerinin en çok incelenmiş konularından birisi sıralama algoritmalarıdır.

Sıralama, genellikle indekslerde, ansiklopedilerde kullanılır. Ayrıca şuralarda da yaygındır: Katalog, bibliyografya, sözlük, kütüphane fişleri, ve bazı arama motorları.

Sıralama kısaca anlamı, tanımı:

Alfabetik sıralama : Alfabe sırası.

Rütbe sıralaması : Büyükten küçüğe, küçükten büyüğe makam ve rütbe sırası.

Sıralamak : Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Art arda söylemek, sayıp dökmek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak.

Dizi : Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Dizi film. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri.

 

Eleman : Öge. Kümeye ait varlıklardan her biri. Bir toplulukta çalışan insanların her biri.

Dizme : Dizmek işi.

İşlem : Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.

Bilgisayar : Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Zayıf. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı.

Sıralama bağıntısı : Geçişli, tersbakışımlı olan herhangi bir bağıntı. Krş.. yarısıralama, tamsıralama, sıkı yarısıralama, sıkı tamsıralama.

Diğer dillerde Sıralama anlamı nedir?

İngilizce'de Sıralama ne demek? : n. putting in order, arrangement, processing, alignment, collocation, course, get up, placement

Fransızca'da Sıralama : rangement [le], alignement [le], juxtaposition [la]

Almanca'da Sıralama : n. Anordnung, Platz, Rangierung

Rusça'da Sıralama : n. раскладка (F), систематизация (F), перечисление (N)