Magnificence türkçesi Magnificence nedir

Magnificence ingilizcede ne demek, Magnificence nerede nasıl kullanılır?

Magnificent : Şahane. Şaşaalı. Muhteşem. Olağanüstü güzel. Debdebeli. Harika. Görkemli. Fevkalade. Nefis. Olağanüstü.

Magnificently : Muhteşem bir şekilde. Çok iyi bir şekilde. İhtişamla. Müthiş bir şekilde. Harika bir şekilde.

Suleiman the magnificent : Kanuni sultan süleyman. Muhteşem süleyman. Türk imparatorluğu'nun 16'ncı yüzyıldaki sultanı (muhteşem süleyman).

Magnific : Muhteşem. Muazzam.

Magnifical : Muhteşem. Muazzam.

Angular magnification : Açısal büyütme. Bir nesnenin ışıksal bir araçtan bakıldığında görünüm açısının, çıplak gözle bakıldığı zamanki görünüm açısına oranı.

Demagnification : Yakın girilmiş bir görüntüden daha uzaktan görülen bir görüntüye geçiş. Büyütmenin azaltılması.

Magnifico : Venedikli aristokrat. Venedikli soylu.

Magnification : Bir nesnenin, bir ışıksal aygıtta oluşan görüntüsünün büyüklüğünün nesnenin büyüklüğüne oranı. İncelenen örneğin büyüklüğü ile mikroskopta elde edilen görüntünün büyüklüğü arasındaki oran. magnifikasyon. Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oran. Büyütüm. Magnifikasyon. Büyütme. Büyültme. Obje görüntüsünün, film üzerinde gerçek büyüklüğünden daha büyük olarak oluşumu sonucu oluşan biçim bozukluğu.

 

Magnificat : Meryem ana'nın ezgisi. Meryem'in ezgisi. Meryemana ilahisi.

İngilizce Magnificence Türkçe anlamı, Magnificence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Magnificence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pomps : Gösteriş. Haşmet. Gösteri. Şan. Alayiş. Cafcaf.

Grandioseness : Gösterişlilik. Muhteşemlik. Alev gibi parlama. Görkemlilik. Son derece resmi veya fiyakalı tavır. Göz alıcılık.

Effulgences : Şaşaa. Parlaklık. Parıltı.

Pageants : Tören. Geçit alayı. Alay. Kutlama töreni. Gösteri alayı. Gösteri. Törensel oyun. Tantanalı ama önemsiz gösteri. Nümayiş.

Fanfares : Trampet temposu. Giriş müziği. Nefesli çalgıların hep birlikte çaldığı parça. Fanfar. Tören borusu.

Bravery : Gösteriş. Mertlik. Babayiğitlik. Yiğitlik. Cesurluk. Kahramanlık. Şecaat. Erkeklik. Alplık.

Flatulence : Gazlı olma. Midede çok fazla gaz birikmesi. Mide gazı. Gaz. Yüksekten atma. Yel çıkarma. Midedeki gaz. Gazlılık. Sindirim sisteminde aşırı bakteriyel fermantasyona bağlı olarak veya hava yutulması sonucu meydana gelen bağırsaklardaki gazın atılması, yel çıkarma, flotus.

Grands : Kuyruklu piyano. Büyüklük. Haşmetli. Büyük. Bin dolar. Babaanne. Azim. Soylu. Debdebeli.

Grandeurs : Kibarlık. Güzellik. Haşmet. Soyluluk. Lüks. Heybet.

Augustness : Soyluluk. Ululuk. Yücelik. Asalet. Asillik. Saygınlık.

Magnificence synonyms : array, grand, gloried, ados, excellence, splendor, pomposity, hooplas, elegancy, richness, pandemonium, regencies, brilliancy, pageant, kingdoms, splendors, glory, priding, splendour, ado, grandeur, pomp, grandness, impressiveness, regalities, prided, gloriousness, assumption, empery, expansivity, fulgor, flamboyancy, pride.

 

Magnificence zıt anlamlı kelimeler, Magnificence kelime anlamı

Inelegance : Zarafetsizlik. İnce olmama. Çirkinlik. Kabalık. Terbiyesizlik.

Magnificence ingilizce tanımı, definition of Magnificence

Magnificence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or quality of being magnificent. The act of doing what is magnificent.