Main reason türkçesi Main reason nedir
- Baş aktör.
- Esas sebep.
- Ana sebep.
- Ana neden.
Main reason ile ilgili cümleler
English: In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Turkish: Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.
English: What's your main reason for studying French?
Turkish: Fransızca öğrenmek için asıl nedenin nedir?
English: The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Turkish: Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.
Main reason ingilizcede ne demek, Main reason nerede nasıl kullanılır?
Main : Baş. Deniz. Zor. Ana boru. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo. Asıl. Ana kablo. Başlıca. Esas. Ana.
Reason : Düşünmek. İkna etmeye çalışmak. Sonuca varmak. Sonuç çıkarmak. Düşünüp taşınmak. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Kanıtlamaya çalışmak. Bir edim, eylem ya da davranışın amacı ya da yönsemesi. Bulmak. Sebep.
Main reasons : Asıl nedenler. Mucip sebepler. Gerekçe. Esbabı mucibe. Asıl sebepler. Başlıca nedenler. Başlıca sebepler.
Main anode : Ana anot.
Main battery : Ana batarya.
Main battle area : Asıl muharebe sahası.
İngilizce Main reason Türkçe anlamı, Main reason eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Main reason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Telecast : Televizyon yayını. Tv yayını. Televizyonlu yayınlama işi. Televizyon yayınlama. Resim ve ses imlerini televizyon almaçlarının izleyebileceği biçimde, elektromıknatıs ışımayla yaymak. bir izlenceyi televizyonla yaymak. Sınalgı yayını. Televizyonda yayınlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayınlamak.
Leading man : Başrol oyuncusu erkek. Esas oğlan. Başroldeki erkek. Başrol oynayan erkek.
Feature player : Kendine özgü ruhsal gelişimi ve davranışı olan, özellikle yaşlı kişilikleri canlandırmada usta olan oyuncu. Ira oyuncusu. Başoyuncu. Baş oyuncu.
Bottom line : Genellikle kar ve zarar tablosuna son satır olarak kaydedilen ve firmanın kar veya zararını gösteren rakam. Netice. (asıl) önemli olan. (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar. Sözün özü. Dip sürütmesi. Alt çizgi. Sonuç.
Mainsprings : Baş neden. Ana yay. Asıl neden. Başlıca etken. Baş etken. Büyük zemberek. Ana ateşleme yayı.
Telecasts : Yayınlamak. Televizyon yayınlama. Televizyon yayını. Tv yayını. Televizyonla yayımlamak. Televizyonda yayınlamak.
The main cause : Öncelikli sebep.
Mainspring : Büyük zemberek. Asıl neden. Baş neden. Baş etken. Ana ateşleme yayı. Bir hareketin arkasındaki esas neden. Başlıca etken. Ana yay.

Bu kısımda Main reason kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Main reason ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Main reason anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Main reason ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.