Mainstreams türkçesi Mainstreams nedir

  • Yaygın hale getirmek.
  • Yaygınlaştırarak yerleştirmek.
  • Talimat.
  • Revaçta veya popüler olan akım.
  • Teamül.
  • Nehrin ana kolu.
  • Genel toplumsal tercih.
  • Ana görüş.
  • Genelgeçer kabul gören kural ve gelenekler.
  • Anadamar.

Mainstreams ingilizcede ne demek, Mainstreams nerede nasıl kullanılır?

Mainstream : Anadamar. Talimat. Yaygın hale getirmek. Genel toplumsal tercih. Yaygınlaştırarak yerleştirmek. Teamül. Revaçta veya popüler olan akım. Genelgeçer kabul gören kural ve gelenekler. Ana görüş. Nehrin ana kolu.

Mainstreaming : Kaynaştırma. Anayola sokma. Ana mecraya yönlendirme.

İngilizce Mainstreams Türkçe anlamı, Mainstreams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mainstreams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Precepts : Emir. Ana kural. İlke. Kaide. Yönetmelik. (ahlaki) öğreti. Mahkeme emri. Temel. Yönerge. Kural.

Main stream : Ana ırmak. Ana akım. Anaakarsu. Ana akarsu.

Instructions : Açıklama. Yönergeler. Direktif. Talimatlar. Kullanma talimatları. Bir işlem ya da gidişe ilişkin düzenleyici ve bilgi verici yöneltmeler, bk. yönerge. Açıklamalar. Bilgi. Düzerge.

Integrated : Entegre olmuş. Bütünlemiş. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Entegre edilmiş. Tümlenmiş. Tümlevi alınmış olma özelliğinde. Tümlenik. Karma. Birleşik. Tamamlanmış.

 

Briefed : Avukat. Kısa ve öz. Bilgilendirmek. Talimat veya bilgi vermek. Kısa. Avukat tutmak. Brifing yapmak. Özetlemek. Dava özeti.

Instruction : Öğretim. İnstruksiyon. Öğrenim. Açıklama. Eğitim. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Direktif. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Bilgi. Öğretme.

Prescription : Önsav. Kural koyma. Zaman aşımı. İlaç yazma. Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aranılmaması nedeni ile bir hakkın yasaları yargılarına göre düşmesi için geçmesi gereken süre. Reçete. Yasalarda belirtilen konular gerçekleştikten ve sınırları çizilen süreler geçirildikten sonra bir yükümlülükten kurtulmuş olma. Emir. Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı.

Brief : Avukat tutma. Gerekli bilgiyi vermek. Ç.külot. Özet. Talimat veya bilgi vermek. Avukat. Brifing yapmak. Don. Bilgilendirmek.

Advice : Yatırımı ya da saycaları bulunanları, yapılan tüm ödemeler ve bunlar sayışımına alınan paralar için bankalarca kendilerine gönderilen ödeme ve alma bildirgesi. Fikir. Bilgi. Ödeme ve alma bildirgesi. Uyarı. Hüküm. Nasihat. Geneş.

Mainstreams synonyms : mainstream, usage, directives, directive, precedent, aortas, commissions, commission, precept, direction, thought, where the wind blows, aorta, directions.

Mainstreams zıt anlamlı kelimeler, Mainstreams kelime anlamı

Segregated : Koparılmış. Ayrıklanık. Birikintili. Birikmiş. Bölünmüş. Ayrılmış. Farklı ırkların üyelerinin ayrılması veya bölünmesi ile karakterize.