Make a fool of türkçesi Make a fool of nedir

  • Birini maskaraya çevirmek.
  • Rezil etmek.
  • Maskaraya çevirmek.
  • Aptal durumuna düşürmek.
  • Aptal yerine koymak.

Make a fool of ile ilgili cümleler

English: Ali didn't want to make a fool of himself.
Turkish: Ali kendini aptal yerine koymak istemedi.

English: Don't make a fool of him.
Turkish: Onu aptal yerine koyma.

English: Don't make a fool of yourself!
Turkish: Kendini gülünç duruma düşürme.

English: Don't make a fool of the poor.
Turkish: Fakirleri aptal yerine koyma.

Make a fool of ingilizcede ne demek, Make a fool of nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapılış şekli. Düdüklemek. Hazırlamak. Yapı. Düzeltmek. Biçim. Meydana getirmek. Yaratmak. Verim. Kazanç.

A : Argonun simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Bir. En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Pek iyi.

Fool : Salak. Eğlenmek. Oynatmak. Şaka yapmak. Ahmak. Budala. Enayi yerine koymak. Soytarı. Maskaraya çevirmek. Kandırmak.

Of : Nin. -nın. -den övünerek bahsetmek. -nin. -den. Karşı. Hakkında. Den. In. Yüzünden.

Make a fool of oneself : Gülünç olmak. Kendini gülünç duruma düşürmek. Kendini aptal yerine koymak. Kendini komik duruma düşürmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Making a fool of oneself : Kendini gülünç duruma düşürmek. Gülünç olmak.

 

Make a bed : Yatak yapmak.

Make a bargain : Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Bir işi bağlamak. Mutabık kalmak. Anlaşmaya varmak.

İngilizce Make a fool of Türkçe anlamı, Make a fool of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make a fool of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitching : Kancık. Kevaşe. Kahpe. Sevimsiz şey. Şikayet etmek. Fahişe. Hadi oradan. Orospu. Berbat etmek.

Stultified : Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). Küçük düşürmek. Çürütmek. Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Aptallaştırmak. Etkisini azaltmak. Çıkmaza sokmak. İptal etmek.

Attaints : İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Ayıp. Leke. İdam hükmü sonucu hükümlünün medeni hukukunu kaldırmak. Tenzil etmek. Lekelemek. Yakalanmak. Tutulmak.

Attainted : Tutulmak. Yakalanmak. Lekelemek. Vatandaşlık hakkını kaybetmiş. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak.

Score off : Ağızlarının payını vermek. Morartmak. Alt etmek. Ağzının payını vermek. Susturmak (tartışmada).

Stultify : Akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek. Yavaş yavaş yok etmek (şevk veya inisiyatif vb'ni). İptal etmek. Çürütmek. Çıkmaza sokmak. Aptallaştırmak. Etkisini azaltmak. Aptal gibi göstermek.

Befooling : Kandırmak. İşletmek. Aldatma. Aldanış.

Fools : Eğlenmek. Oyalanmak. Aptallar. Gülünç duruma sokmak. Vakit geçirmek. Şaka yapmak. Kandırmak. Enayi yerine koymak.

Bitches : Hadi oradan. Cadı kadın. Kahpe. Sevimsiz şey. Kevaşe. Fahişe. Orospu. Cadaloz. Berbat etmek. Kancık.

Befool : İşletmek. Kandırmak. Aldatmak.

Make a fool of synonyms : stultifies, bring disgrace on somebody, butcher, chagrining, chagrin, bitched, bring shame on, ball up, bitch, butchered, befooled, fool, befools, stultifying, fooled, attainting, attaint, bitch up.