Make thin türkçesi Make thin nedir

Make thin ile ilgili cümleler

English: I promise I'll try to make things as easy as possible for you.
Turkish: Senin için mümkün olduğu kadar kolay şeyler yapmaya çalışacağıma söz veriyorum.

English: Ali certainly can make things happen.
Turkish: Ali kesinlikle şeyler yaptırabilir.

English: Doing that wouldn't make things any better.
Turkish: Bunu yapmak işleri daha iyi yapmazdı.

English: I want to make things clear. Moustapha is NOT my boyfriend.
Turkish: Durumu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Mustafa benim erkek arkadaşım değildir.

English: I could make things easier for you.
Turkish: İşleri senin için daha kolay yapabilirim.

Make thin ingilizcede ne demek, Make thin nerede nasıl kullanılır?

Make : Hazırlamak. -e neden olmak. Düzeltmek. Zorlamak. Marka. Kapatmak (devreyi). Hesap etmek. Yaratmak. Düdüklemek. Olmak.

Thin : Zayıflamak. İnce. Seyrekleştirmek. Seyrek. Seyrelmek. İnceltmek (sıvıyı). Ayırmak. Zayıf. Sudan. Sulu.

Make things difficult : Yolu yokuşa sürmek. Yokuş yapmak. İşi yokuşa sürmek. İşleri zorlaştırmak.

Make things hum : Harıl harıl çalıştırmak. Çalıştırmak. Hareketlendirmek.

Make things lively for someone : Birinin başına iş açmak.

Make think : Düşündürmek.

İngilizce Make thin Türkçe anlamı, Make thin eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Make thin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refine : Kılı kırk yarmak. Arılaştırmak. İnce eleyip sık dokumak. Kibarlaştırmak. Arıtmak. İncelmek. Temizlemek. Saflaştırmak. Güzelleşmek.

Refines : Gelişmek. Kibarlaştırmak. Temizlemek. Saflaştırmak. Rafine etmek. Düzelmek. Güzelleşmek. Arıtmak. İncelmek. Rötuş etmek.

Civilise : Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). İşlemek (toprak). Okutmak. Yetiştirmek. Rafine etmek. İlerletmek. Medenileştirmek. Aydınlatmak. Eğitmek. Kibarlaştırmak.

Attenuates : Değerini düşürmek. Hafifleştirmek. Seyreltmek. Hafifletmek. Azaltmak. Sindirmek. Zayıflatmak. Daraltmak. Söndürmek.

Fine down : İncelmek. Yontmak. Arıtmak. Sivriltmek. Berraklaştırmak. Aşınmak.

Dilutes : Seyreltmek. Su katmak. Açmak (renk). Hafifletmek. Sulandırmak. Cansızlaştırmak. Hafif. Sulandırılmış. Etkisini azaltmak.

Fine away : Aşınmak. Sivriltmek. İncelmek. Yontmak.

Diminish : Küçültmek. Kısaltmak. Gevşemek. Azaltmak. Eksiltmek. Eksilmek. Azalmak. Kısmak. Sivriltmek.

Rarefies : Seyrelmek. Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. Seyreltmek. Tasfiye etmek. Arıtmak. Yoğunluğunu azaltmak.

Rarefying : Seyrekleştirmek. Seyrekleşmek. Yoğunluğunu azaltmak. Arıtmak. Seyrelmek. Seyreltmek. Tasfiye etmek.

Make thin synonyms : civilising, diminishes, rarefy, dilute, attenuate.