Mannerist türkçesi Mannerist nedir

  • Üslubunu abartan sanatçı.

Mannerist ingilizcede ne demek, Mannerist nerede nasıl kullanılır?

Mannerism : (bir kimseye özgü) özellik. Manerizm. Kişiye özgü hareket veya ifade tarzı. Üsluba bağlılık. Kişiye has tavır. Mannerizm. Kişisel tarz. Yapmacıklık. Maniyerizm. Kişisel özellik.

Mannerisms : Yapmacıklık. Mannerizm. Üsluba bağlılık. Kişisel tarz. Kişisel özellik. Kişiye has tavır. (bir kimseye özgü) özellik. Maniyerizm. Kişiye özgü hareket veya ifade tarzı. Manerizm.

Manner of action : Fiil kök ve gövdelerinin, dil mantığı ve zamanla olan bağlantı açısından gösterdikleri özellik; fiil kök ve gövdelerindeki kılınış sürecinin zaman bakımından birbirlerine oranla taşıdıkları ayrılıklar. söz gelişi: aç-, bas-, başla-, dokun-, fiillerinde başlangıç, ağla-, ara-, bekle-, dolaş-, gez-, gözle-, yürü- fiillerinde süreklilik başar-, bayıl-, bul-, durul-, eriş-, kavra-, öde- fiillerinde bitiş, sonuç gösterme, atıştır-, damla-, şaşala- fiillerinde aralıklı oluş boylan-, çiçeklen-, ekşi- fiillerinde ise kendi kendine oluşu gösteren bir özelliğin bulunması gibi. Kılınış. Hareket biçimi.

Manner of articulation : Dildeki seslerin çıkarılış biçimi. sesler, boğumlanma tarzlarına göre ünlüler ve ünsüzler olmak üzere ikiye ayrılır. ünlüler, boğumlanma biçimi bakımından, ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkarılması; ünsüzler ise, ses yolunun açılış kapanma veya daralması, ses tellerinin titreşip titreşmemesi özelliklerini taşırlar. Boğumlanma tarzı. Çıkış biçimi. Eklemleme biçimi.

 

Manner of life : Yaşayış tarzı. Yaşam biçimi.

Adverb of manner : Fiilin meydana geliş biçimini, sıfat ve zarfların niteliklerini belirten zarf: güzel konuşma, yanlış anlamak, bilerek yapmak, ince uzun, tatlı sert, pek güzel gibi. örnekler: yüzüme hepiniz o kadar yumuşak, ılık ve uysal bakıyorsunuz, türk olduğumu bilseniz, ne kadar şaşıracaksınız (f. r. atay, gezerek gördüklerim: hazırladığım nutuk, s. 55). dursalar düşeceklermiş gibi, omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş; yorgun ve perişan, ağır ağır yürüyorlardı (ö. seyfettin, beyaz lale, s. 148). deliçay bütün kış boyunca bahçe duvarlarına kadar yükselir, boz bulanık uğultulu devrile devrile, akar, dallar, kütükler sürükler getirir, vadinin vahşiliği bütün bütün artardı (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 193). artık kelimeleri eze eze konuşuyor, konuşurken boynunu ileri uzatıyor, hafifçe kamburunu çıkarıyor (t. buğra, göst. e., s. 44) vb. Niteleme belirteci. Nitelik zarfı. Niteleme.

Manner of new manufacture : Yapım yordamı. Yapım alanında, yeni bir düzen ortaya koymanın kendine özgü yolu.

All manner of : Her tür. Her çeşit. Her türlü.

By no manner of means : Asla. Hiçbir şekilde. Hiçbir suretle. Kesinlikle. Hiçbir zaman. Katiyen.

After this manner : Bu biçimde. Bunun gibi. Bu şekilde.

 

İngilizce Mannerist Türkçe anlamı, Mannerist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mannerist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pose : Şaşkınlık uyandırmak. Soru sorarak şaşırtmak. Frikik vermek. Şaşırtmak. Poz yapmak. Yerleşmek. Tavır takınmak. Tavır koymak. Hayret ettirmek. Ortaya çıkarmak.

Deportment : Tavır. Yürüyüş biçimi. Duruş biçimi. Gidiş. Hareket. Davranış.

Feigning : Başkasıymış gibi davranma. Numara yapma. Yalandan yapma. Sahte veya yanıltıcı bir tarzda hareket etme. Başka türlü gösterme.

Conduct : Yöneltmek. Davranış. Gidiş. Geçirmek. Yol göstermek. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Davranım. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. Yönetmek. Yönlendirmek.

Affectation : Yapmacıklık. Sahte tavır. Gösteriş. Yapmacık davranış. Numara. Naz. Taklit. Eda. Yapmacık tavır.

Demeanor : Davranış. Tutum. Davranış biçimi. Tavır. Hareket. Hal.

Pretense : Hile. Rolüne girme. Yalan. Yalandan yapma. Oyun. Numara. İddia. Bahane.

Behaviour : Hareket tarzı. Tutum. Davranış tarzı. Hareket. Tavır. Hal. Tutum, dürtü ve uyaranlarca güdülenen ve ortak tanımı bulunan kalıplı edim. Davranış. Bir toplumda ya da toplumsal kümede genellikle alışkanlık durumuna gelen ve saymaca olan, görece tekbiçimli bir eylem türü.

Pretence : Oyun. Yalandan yapma. Bahane. Rol. Yalan. Hile. Rolüne girme. Numara. İddia.

Affectedness : Yapmacık olma. Yapaylık. Yapmacık tavır. Samimiyetsizlik. Yapmacıklık. Yapar gibi görünme durumu. Sunilik. Yapmacık.

Mannerist synonyms : radical chic, demeanour, pretending, behavior, attitude, simulation.

Mannerist ingilizce tanımı, definition of Mannerist

Mannerist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One addicted to mannerism. A person who, in action, bearing, or treatment, carries characteristic peculiarities to excess. See citation under Mannerism.