Manoeuvreing türkçesi Manoeuvreing nedir
- Manevra.
- Önlem.
- Manevra yapmak.
- Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için).
- Dolap çevirmek.
- Hile yapmak.
- Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek.
- Hile.
- Manevra yaparak belirli bir yere getirmek.
- Önlem almak.
Manoeuvreing ingilizcede ne demek, Manoeuvreing nerede nasıl kullanılır?
Encircling manoeuvre : Çevirme manevrası.
Manoeuvre : Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Manevra yapmak. Hile yapmak. Dalavere yapmak. Dolap. Hile. Manevra. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Dolap çevirmek. Önlem almak.
Manoeuvred : Dolap çevirmek. Önlem. Hile. Önlem almak. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Manevra. Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Manevra yapmak. Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Hile yapmak.
Manoeuvrer : Entrikacı. Manevracı.
Manoeuvres : Dolap çevirmek. Manevra yapmak. Harekat. Önlem almak.
Outmanoeuvre : Hareket üstünlüğü sağlamak. Üstünlük sağlamak. Taktikle yenmek. Köşeye sıkıştırmak.
Manoeuvrable : Manevra yapılabilir. Hareketli. Dolandırılabilir.
Outmanoeuvred : Köşeye sıkıştırmak. Hareket üstünlüğü sağlamak. Üstünlük sağlamak. Taktikle yenmek.
Manoeuvrability : Manevra özelliği. Manevra yaptırılabilirlik. Manevra edebilirlik. Manevra yeteneği. Tatbikat yapılabilirlik. Manevra yapabilirlik. Tatbikat yaptırılabilirlik. Manevra kabiliyeti.
İngilizce Manoeuvreing Türkçe anlamı, Manoeuvreing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Manoeuvreing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Make provision for : Hazırlık yapmak. Hazırlıklar yapmak.
Collude : Tezgah hazırlamak.
Gerrymander : Seçime hile karıştıran kimse. Bir meseleyi haksız olarak kendi menfaatine idare etmek. Saptırmak. Saylav propagandası yapmak. Bir siyasi partinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde ayarlamak (seçim bölgesini). Dalavere. Seçimlerde hile yapmak. Seçimde hile yapmak. Seçim hilesi.
Chicanes : Hile ile elinden almak. Şike yapmak. Safsata. Dalavera. Şikan. Dalavere. Şike. Kozsuz el briç.
Expedience : Çare. Çıkar. Uygunluk. Menfaat. Şahsi menfaat. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çareye başvurma. Muvafıklık. Münasebet. Çıkar yol.
Canard : Asılsız haber. Oyun. Uydurma haber. Uydurma.
Foresight : Sağgörü. Öngörü. Arpacık. Basiret. Önsezi. Tedbir. Bir durumu önlemler almaya elverecek biçimde önceden görme yeteneği. İhtiyat. Feraset. Seziş.
Operation : İşlem. Çalışma. Özdek üzerinde her türlü değişim yapma eylemi. ham ya da ara malları ve özdekleri, fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme eylemi. Hüküm. Bir işi sonuçlandırmak için gereken evrelerden geçirme eylemi. Tatbikat. Çalıştırma. Düzene ve kurala bağlanmış iş, eylem süreci ya da çözümleme yöntemi. İşletme.
Artifices : Sanat. Ustalık. Marifet. Yapıntı. Hüner. Kurnazlık. Beceri. Desise. Oyun.
Manoeuvreing synonyms : manoeuvering, adulteration, cabals, bunkoed, expedients, evolvement, manoeuver, clip, gerrymandering, colluded, hedges, maneuver, be out on maneuvers, shunt, ploy, forestallment, machinated, humping, make provision, maneuvered, expedient, movement, cheats, make dispositions, make provisions, clips, countermeasures, diligence, make provision against, artifice, hedging, gerrymandered, be up to something.

Bu kısımda Manoeuvreing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Manoeuvreing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Manoeuvreing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Manoeuvreing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.