Maraz nedir, Maraz ne demek

Maraz; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Maraz" ile ilgili cümleler

  • "Aman ne maraz adamsın!"

Yerel Türkçe anlamı:

Oysa: Maraz paranuz var, istediğinizi alırsınız.

Ağızdan çıkan sıvı, salya.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hastalık.

İngilizce'de Maraz ne demek? Maraz ingilizcesi nedir?:

disease

Fransızca'da Maraz ne demek?:

angiopathie

Maraz hakkında bilgiler

[Bakınız: hastalık]

Maraz kısaca anlamı, tanımı:

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu.

Maraza : Hastalık. Anlaşmazlık, çekişme, kavga.

Maraza aramak : Çekişmek, olay çıkarmak için bahane aramak.

Maraza çıkarmak : Kavgaya yol açmak, kavga çıkarmak, anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak.

Marazi : Hastalıkla ilgili, hastalıklı. Hastalık derecesinde olan.

Marazlanma : Marazlanmak işi.

Marazlanmak : Hastalanmak, hasta olmak.

Marazlı : Hastalıklı, hasta.

Marazlık : Güç, sıkıntılı, huzursuz durum.

Marazlık etmek : Güç, sıkıntı veren, huzursuzluk doğuran bir durum yaratmak.

 

Dayanılma : Dayanılmak işi.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Huysuz : Huyu iyi olmayan, kötü huylu.

Titiz : Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse). Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent.

Güç : Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Sınırsız, mutlak nitelik. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Zorlukla. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir toprağın verimlilik yeteneği.

Maraz etmek : Üzülmek.

Maraz su : Birikinti, sızıntı su.

Diğer dillerde Maraz anlamı nedir?

İngilizce'de Maraz ne demek? : disease, sickness, illness

Almanca'da Maraz : die Krankheit

Rusça'da Maraz : n. происшествие (N), болезнь (F), горе (N)

adj. привередливый