Maritime climate türkçesi Maritime climate nedir
- Deniz iklimi.
- Ilıman iklimin deniz etkisi altında bulunan daha ılık, daha yağışlı ana örneği.
- Coğrafya alanında kullanılır.
- Denizsel iklim.
Maritime climate ingilizcede ne demek, Maritime climate nerede nasıl kullanılır?
Maritime : Deniz kıyısında olan. Denizciye özgü. Denizle ilgili. Denize ait. Deniz kıyısında. Denizcilik. Denizciliğe ait. Denizcilikle ilgili. Denize yakın. Deniz.
Climate : Klimat. Ortam. Çevre. Şartlar. Abuhava. Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. Bölge. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu.
Maritime affairs : Gemi seyriyle ilgili işler.
Maritime court : Deniz davalarına bakan mahkeme. Deniz ticaret mahkemesi. Deniz mahkemesi. Deniz işleri mahkemesi.
Maritime insurance : Bahri sigorta. Deniz sigortası. Deniz işleri sigortası.
Maritime law : Deniz hukuku. Deniz ticareti hukuku. Deniz ticaret kanunu. Deniz ticaret hukuku. Denizcilik hukuku.
İngilizce Maritime climate Türkçe anlamı, Maritime climate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Maritime climate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.
Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.
Alluvial deposit : Alüvyon. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Lığ.
Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.
Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.
Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.
Maritime climate synonyms : marine climate, adventife cone, abrasion platform, afforestation, agricultural production, air route, aluvial coast, agricultural co operative.

Bu kısımda Maritime climate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Maritime climate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Maritime climate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Maritime climate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.