Market monitoring türkçesi Market monitoring nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Piyasa izlemesi.
  • Piyasadaki değişimlerin gün ve gün izlenmesi, incelenmesi ve rapor edilmesi.

Market monitoring ingilizcede ne demek, Market monitoring nerede nasıl kullanılır?

Market : Çarşı. Genel satak. Pazarlamak. Pazar. Satışa çıkarmak. Piyasa. Talep. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Satmak. Çarşıda alışveriş etmek.

Monitoring : Dinleme. Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. Gözlemek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlemek.

Market access : Pazara erişim. Pazara girme. İhracatçılara pazar bulunması.

Market analysis : Pazar çözümlemesi. Piyasa analizi. Pazar tahlili. Bir malın ne zaman, nerede, kimlere ve ne miktarda satılabileceğini belirlemek ve malın kalite veya fiyatında ortaya çıkabilecek değişmelere karşı alıcıların olası tepkilerini saptamak amacıyla yapılan her türlü inceleme ve araştırma. Piyasa çözümlemesi. Pazar analizi. Piyasa araştırması. Piyasa tahlili.

Market analyst : Piyasa analizi. Piyasa analizi yapan uzmanı. Piyasa analizi uzmanı. Piyasa analizcisi. Piyasa analisti.

Market anarchism : Kapitalist anarşizm. Savunma, güvenlik, adalet ve para basma gibi kamu ile özdeşleşen hizmetlerin bile piyasa mekanizması içerisinde en ideal bir biçimde sağlanabileceğine inanan, devletsiz kapitalizmi savunan felsefi görüş.

 

İngilizce Market monitoring Türkçe anlamı, Market monitoring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Market monitoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Market monitoring synonyms : abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a shift in individual demand, a change in individual demand, a change in supply, ability to pay approach.