Market supply türkçesi Market supply nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Pazar arzı.
  • Aynı malı ya da hizmeti üreten firmaların sunumları toplamı. krş. sunum.
  • Piyasa arzı.
  • Piyasa sunumu.

Market supply ingilizcede ne demek, Market supply nerede nasıl kullanılır?

Market : Satak. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Piyasa. Borsa. Çarşı. Talep. Satışa çıkarmak. Pazarlamak. Satmak. Alışveriş yapmak.

Supply : Tedarik etmek. Stok miktar. Besleme. Gidermek. Yerini doldurmak. İkmal. Tamamlamak. Sunum. Tedarik. Sağlama jüyesi.

Market supply curve : Sunum eğrisi. Bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, üreticilerin o maldan satmayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle firma sunum eğrilerinin yatay toplamından elde edilen eğri.

Market supply function : Sunum fonksiyonu. Bir malın sunumu ile o malın fiyatı, diğer malların fiyatları, üretim faktörlerinin fiyatları, üretim teknolojisi (faktör verimliliği), vergiler, sübvansiyonlar ve üretici sayısı arasındaki ilişkiyi gösteren; firma sunum fonksiyonlarının yatay toplamından oluşan fonksiyon.

Long run market supply curve : Uzun dönem sunum eğrisi. Uzun dönem firma sunum eğrilerinin yatay toplamı.

 

Very short period market supply curve : Çok kısa dönem firma sunum eğrilerinin yatay toplamı. Çok kısa dönem sunum eğrisi.

Short run market supply curve : Kısa dönem sunum eğrisi. Kısa dönem firma sunum eğrilerinin yatay toplamı.

İngilizce Market supply Türkçe anlamı, Market supply eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Market supply ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Market supply synonyms : a pass through certificate, abnormal budget, a group shares, a change in demand, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention.