Marts türkçesi Marts nedir

Marts ingilizcede ne demek, Marts nerede nasıl kullanılır?

Outsmarts : Kurnazlıkla yenmek. Daha akıllıca davranmak. Zekası ile altetmek. Zekice yenmek. Zekası ile alt etmek.

Smarts : Sızlamak. Canı yanmak. Yanmak. Ağrımak. Acımak.

K mart express : K-mart express (argo terim) ahlaksız fahişe.

Mart : Pazar. Çarşı. Alışveriş merkezi. Ticaret merkezi.

Martagon : Türk zambağı.

Martensite : Martensit (çelik içyapısı). Martensit.

Martempering salt : Martensit menevişleme tuzu. Marmenevişleme tuzu.

Martens : Zerdeva. Sansar.

Martensitic : Martensite ilişkin. Martensitli.

Martello tower : Sahil koruma kulesi.

İngilizce Marts Türkçe anlamı, Marts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shopping centre : Avm (alışveriş merkezi).

Shopping area : Kent özeğinde ve kentin iş bölgesinde, genellikle taşıt dolaşımına kapalı olan ve yayaların alışverişine elverişli sokakların tümü.

Fairs : Fuar. Panayır. Lunapark (gezici). Festival. Fuarlar.

History : Öykü. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Kayıtlar. Tarih. Hikaye. Tarihçe. Ulusların geçmişte oluşturdukları kültür ürünlerini, yaptıkları savaşları, kurdukları siyasal ve ekonomik ilişkileri yöntemli bir biçimde inceleyen, geçmişe değgin olayları yer ve zaman göstererek gerçeğe uygun biçimde açıklayan bilim dalı. öğrencilere tarih bilincini kazandırmak, gerek kendi uluslarının gerek öteki ulusların tarih boyunca gösterdikleri ilerlemeler üzerinde bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla ilk ve orta dereceli okullarda okutulan ders. Gelişim aşmaları. Geçmiş. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır.

 

Solar system : Güneş jüyesi. Güneş, dokuz gezegen, birçok gökcismi, göktaşı ve kuyruklu yıldızlardan oluşan dizge. Güneş sistemi. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Solar sistem. Güneş, gezegenleri, meteorlar ve kuyruklu yıldızlardan oluşan aile. Yeryuvarına en yakın yıldız olan güneşle onun çevresinde dolanan gezegenler ve öteki küçük gökcisimlerinden oluşan topluluk. Güneş dizgesi.

Bazaars : Kermes. Pazar yeri.

Bailiwick : Yetki alanı. Uzmanlık alanı. Şerifin vekilinin yetki bölgesi. Bilgi alanı. Yetki bölgesi. Vekilinin yetki bölgesi.

Bazar : Dışarıda yapılan satış. Panayır. Fuar. Açık hava satışı.

Study : Tahsil etmek. Çalışmak. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Eğitimini görmek. Belli gözlemleme, çözümleme araç ve işlemlerine başvurarak olayları bilimsel olarak gözden geçirme. Gayret etmek. Okumak. Çalışma. Öğrenim.

 

Market : Satmak. Alıcılarla satıcıların belirli bir günde bir araya gelerek alış veriş ettikleri yer. Genel olarak alım ve satım işlemlerinin yapıldığı yer. Alıcı ve satıcıların karşılaştığı her türlü ortam. Alışveriş yapmak. İstek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Satışa çıkarmak.

Marts synonyms : humanistic discipline, stemmatology, stemmatics, romantic movement, oriental studies, classicalism, red planet, subject field, performing arts, literary study, outlet, market place, quadrivium, sinology, english, philosophy, mart, musicology, romanticism, field of study, down town, downtowns, fine arts, debouche, arcade, chronology, neoclassicism, downtown, bazars, malls, fair, arcades, classicism.

Marts zıt anlamlı kelimeler, Marts kelime anlamı

Romanticism : Romantik ortam. Çoşumculuk. Coşumculuk. Romantizm. Duygusallık.

Classicism : Klasik öğrenimi savunma. Klasizm. Klasisizim. Klasik biçime uyma. Klasik öğrenim. Klasikçilik. Klasisizm.