Massages türkçesi Massages nedir

Massages ile ilgili cümleler

English: Ali massages his temples with his fingers.
Turkish: Ali parmaklarıyla şakaklarını masaj yapar.

Massages ingilizcede ne demek, Massages nerede nasıl kullanılır?

Massage parlor : Masaj salonu.

Massage therapy : Masajla tedavi.

Cardiac massage : Kalp masajı.

Massage : Masaj. Ovma. Masaj yapmak. Ovuşturmak. Tedavi amacıyla yapılan sürtme, vurma, ovalama gibi hareketler. Ovmak. Ovuşturma.

Massaged : Masaj yapmak. Ovmak. Ovuşturmak. Masaj. Ovma. Ovuşturma.

Massachusetts : Masachusets eyaleti. Abd'nin doğu kıyısında bir eyalet. Amerika'da eyalet. Abd'nin doğu sahilinde bir eyalet.

Tumbling and massaging : Lop etten yapılan ürünlerin kürlenmesi için salamura çözeltisiyle etlerin tumbler adı verilen makinede uzun süre belli bir devirde harmanlanması işlemi. Harmanlama.

Massachusetts institute of technology : Massachusetts teknoloji enstitüsü.

Massachusetts bay colony : 1600'lerin başlarında ve ortalarında yeni dünya püritenleri tarafından kurulan koloni. Masachusets körfez kolonisi.

Massa : Massa. Kitle, yığın, küme.

İngilizce Massages Türkçe anlamı, Massages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Massages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rubbings : Merdane ile bastırma. Frotman. Taşla silme. Sürtme. Sürtünme. Silme. Ovalama. Delk.

Transition : Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Hakkın bir kişiden başkasına geçmesi. Dönüşüm. Bir durum, evre ya da biçimden ötekine niteliksel değişim. Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması. Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur. Hal değişikliği. Geçiş. Geçme. Değişme.

Chafes : Yaralamak. Yıpratmak. Berelenmek. Vurmak (ayakkabı). Kızmak. Ovalamak. İllet olmak. Rahatsız olmak. Aşınmak. Gücenmek.

Scrubbing : Ovalayarak yıkama veya temizleme eylemi. Ovalama. El yıkama. Fırçalama. Temizleme. Ovalama veya kazıyarak temizleme eylemi.

Wrung : Döndürerek sıkmak. Bükülü. Bükmek. Sızlatmak. Zorla almak. Acıtmak. Çarpıtmak. Çevirerek sıkılmış. Saptırmak.

Rubs : Sürtmek. Kazımak. Sürtüşmek. Sürmek. Ovalamak. Sürtünmek. Sinirlendirmek. İdare etmek. Klişe çıkarmak.

Alternative medicine : Alternatif tıp. Bitkisel tedavi ve başka yöntemler kullanan tedavi yöntemi.

Fossilization : Çağın gerisinde kalma. Bitki, hayvan ve organik maddelerinin taş kesilerek taşıl duruma gelmesi. Taşıllaşma. Fosilleşme. Taş kesilme.

Rubbed : Ovarak sürmek. Friksiyon yapmak. Sürtünmek. Klişe çıkarmak. Çitili. Sürmek. İdare etmek. Geçinip gitmek. Ovalamak.

Enchafe : Heyecanlanmak. Yıpratmak. Berelemek. Tedirgin etmek. Ovarak ısıtmak. Yara etmek. Taciz olmak. Sürtmek. Rahatsız etmek.

 

Massages synonyms : phone message, telegram, rub down, scour away, wire, radiogram, chafed, wring, rub, rubbing, chafe, segue, cipher, rubdowns, kneaded, scourings, scour, massaging, dedication, kneads, rubdown, massaged, mail, wrings, scouring, frictions, broadcast, massage, knead, change of state, cypher, heliogram, communication.

Massages zıt anlamlı kelimeler, Massages kelime anlamı

Approval : Resmi izin. Onaylama. Onama. Uygun bulma. Tasvip. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Onay.

Disapproval : Ayıplama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Uygun görmeme. Uygun görmeme onaylamama. İtiraz. Onaylamama. Beğenmeme. Hoşnutsuzluk. Kınama.

Clergy : Papazlar. Rahip sınıfı. Rahip. Ruhban sınıfı. Ruhban. Rahipler sınıfı. Rahipler.