Transition türkçesi Transition nedir

  • Değişme.
  • Hal değişikliği.
  • Dönüşüm.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • İntikal.
  • Geçiş.
  • Bir öğecik eksiciğinin ya da bir çekirdeğin uyarılmış bir halden daha düşük erkeli kararlı bir hale dönmesi ya da bunun tersi olay; geçişler belli tutarda erke salımı ya da erke soğurumu ile olur.
  • Geçme.
  • Hakkın bir kişiden başkasına geçmesi.
  • Bağlantı.
  • Bir durum, evre ya da biçimden ötekine niteliksel değişim.
  • Çeşitli etkenler yüzünden, dizgenin bir nicem durusundan başka bir nicem durusuna atlaması.

Transition ile ilgili cümleler

English: The transition from farm life to city life is often difficult.
Turkish: Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.

English: Cobalt is a transition metal.
Turkish: Kobalt bir geçiş metalidir.

English: The transition won't be easy.
Turkish: Geçiş süreci kolay olmayacak.

Transition ingilizcede ne demek, Transition nerede nasıl kullanılır?

Transition area : Geçiş bölgesi. Türlü uygulayımsal ve ekonomik etkenler sonucu elverişsiz bir alan kullanım biçiminin oluştuğu ve böylece yaşama koşullarının kötüleştiği kent bölgesi. Geçiş alanı.

Transition carbide : Geçiş karbürü.

Transition card : Geçiş kartı.

Transition climate : Araiklim. Birbirine yakın, ancak ayrımlı iklimler altında bulunan iki bölge arasında yer alan ve bu iklimlerin kimi benzer yanlarını taşıyan ara iklim türü. Geçiş iklimi.

 

Transition curve : Parabol. Rakortman eğrisi. Geçiş eğrisi. Rakordman.

Transition matrix : Geçiş matrisi. Geçiş dizeyi.

Transition equation : Geçiş denklemi.

Transition function : Geçiş fonksiyonu.

Transition period : Değişikliklerin meydana geldiği zaman dönemi. Gebeliğin son 3 haftasında başlanan, hayvanlara verilen konsantre yem miktarının her gün arttırılarak canlı ağırlığın % 1 düzeyine çıkarıldığı ve laktasyonu izleyen ilk 3 haftayı da içine alan süreç. Dönüşüm süreci. Geçiş dönemi. Hayattaki ara dönem.

Transition metal : Geçiş metali.

İngilizce Transition Türkçe anlamı, Transition eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shift : Çalışma grubu. Değiştirme. Kadın iç gömleği. Devirmek (içki). Yer değiştirme. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Vardiya. Kaçamak cevap vermek. Tıkınmak. Mesai.

Amendment : Islah. Yasayı değiştirme. Değiştirme (kuralı veya tasarıyı). Düzeltme. Tadil. İyileştirme. Yasa değişikliği. Tadilat. Değişiklik. Değiştirme.

Connecting : Çalıştırma. Aktarmalı. Bağlantı kuruluyor. Birleştiren. Başlama. Bağlayıcı. Birleştirici. Bağlayan. Bağlama.

Transferrals : Transfer. Gönderi. Alıcı adresi. Yön. Kaynak. İstikamet. Nakletme. Sevkiyat.

Changing : Değişim. Değiştirme. Değişmişlik. Bozma. Değişen. Mütehavvil. Değişerek.

Detournement : Önleme.

Alterations : Değişim. Başkalaşma. Değiştirme. Tadilat. Değişiklik. Tahrifat.

 

Joggle : Sarsıntı. Birleştirmek. Yavaşça sallamak. Sarsmak. Çentik. Hafifçe sarsılmak. Kertik. Hafifçe sarsmak. Hafifçe sallamak.

Alternating : Birbirini izleyen. Dalgalı. Münavebeli. Alternatif. Değişen. Alnıaşan. Almaşık.

Lapsing : Zimmetine para geçirme. Para çalma, yazılımlarda düzmecilik ve değişiklik yaparak aşırma yolu ile yolsuz ve yöntemsiz bir biçimde borçlanma. Zimmete para geçirme. Dolmak. Zaman aşımına uğramak. Sapmak. Geçmek. Poliçe iptali. Bitmek. Akıp gitmek.

Transition synonyms : passings, interchanged, rectification, commutations, transferals, intervention, rotations, affixion, transferral, conversion, bracings, transform, devolution, transitions, change of state, interchanges, successions, communication, alteration, dissemination, transmutation, metaplasia, attachment, run, affixture, dowel, demised, transilience, transmissions, attaching, passages, demise, connection.

Transition zıt anlamlı kelimeler, Transition kelime anlamı

Flashback : Geriye dönüş. Fleşbek. Sönme. Alevin tepmesi. Geçmişe dönüş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geri çekme. (film) geriye dönüş. Bir filmin konusunun zaman içindeki düzgün ilerleyişini, zaman sırasını bozarak geçmiş zamana, geçmiş bir olaya dönme; filmin belirli bir yerine, geçmişle ilgili bir görünçlük katma. bir filmde izleyiciye geçmiş bir olayı anımsatmak ya da kişilerden birinin herhangi bir anısına yer vermek üzere daha önceki bir görünçlüğün yinelenmesi. Geçmişi gösteren sahne.

Flash forward : İleriyi görme. Sinema anlatımında, şimdiki zamandan gelecek zamana geçiş; gelecek zamanı bilinçli olarak önceden kavrayarak davranışları, tasarıları buna göre düzenleme ve bunu yansıtma. İleriye atlayış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Transition ingilizce tanımı, definition of Transition

Transition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Passage from one place or state to another. As, the transition of the weather from hot to cold. Charge.