Changing türkçesi Changing nedir

Changing ile ilgili cümleler

English: Ali is changing clothes.
Turkish: Ali giysileri değiştiriyor.

English: Ali is in the garage changing his oil.
Turkish: Ali garajda yağını değiştiriyor.

English: Ali is always changing his mind.
Turkish: Ali her zaman fikrini değiştiriyor.

English: Ali is changing his clothes.
Turkish: Ali elbiselerini değiştiriyor.

English: Ali considered changing his job.
Turkish: Ali işini değiştirmeyi düşündü.

Changing ingilizcede ne demek, Changing nerede nasıl kullanılır?

Changing bag : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dışarıda çevirimlerde, karanlık oda olmadığı zaman filmleri alıcıya takıp çıkarmak, günlük çekimleri işlemek üzere kullanılan, kolluklu, kalın, siyah kumaşlı torba. Değiştirme torbası.

Changing cells : Değişenler. Değişen hücreler.

Changing cubicle : Soyunma kabini.

Changing directions : Rotasını değiştirmiş. Başka bir yöne doğru giden. Dönmüş. Dönük.

Changing hands : İnsanlar arasında el değiştirme. Mülkiyet değişimi.

Control changing to label : Denetim etikete geçiyor.

Changing the guard : Bir gözcüyü bir diğeri ile yer değiştirme. Nöbetçiyi değiştirme.

 

Changing trend : Değişen eğilim.

Changing of the feet : Ayak değiştirmesi. Dansçının kapalı duruşla atlayıp, kapalı duruşla sonuçlandırdığı sıçrama.

Changing room : Giyinme odası. Soyunma odası. Soyunma kabini.

İngilizce Changing Türkçe anlamı, Changing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Changing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Madification : Modifikasyon.

Choppier : Dalgalı. (deniz) çırpıntılı. Çırpıntılı. İstikrarsız. Yön değiştiren (rüzgar). (rüzgar) değişken. Değişken. Durmadan yön değiştiren. Tutarsız.

Choppiest : (rüzgar) değişken. Durmadan yön değiştiren. Değişken. Çırpıntılı. (deniz) çırpıntılı. İstikrarsız. Yön değiştiren (rüzgar). Dalgalı. Tutarsız.

Amendment : Yasayı değiştirme. Değişiklik. Değiştirme (kuralı veya tasarıyı). Düzeltme. Tadil. Islah. Yasa değişikliği. Tadilat.

Modificatory : Değiştirmeye yönelik. Değiştiren. Değişime tabi.

Meta : Öte. Başkalaşım. Missouri eyaletinde şehir. Yarı.

Counterchange : Değiş tokuş etmek. Yer değiştirilmesine neden olmak. Renklendirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Çeşitlendirmek. Yerlerini değiştirmek. Yerini değiştirmek. Karşılıklı değiştirmek.

Evolution : Biyoloji, eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Açılma. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları, evolüsyon. Evrim. Belli bir doğrultuda gelişip ilerleme; canlıların, yıldızların gelişimi. Açılım. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları, evolüsyon. Isı vb verme. Bir olgunun gelişmesindeki niceliksel değişmeler. hem niceliksel hem de niteliksel değişmeleri içine alan devinim olgusu, bk. gelişme.

 

Annulments : Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Iskat. Feshetme. Yürürlükten kaldırma. İptal. Evliliğin iptali. İhlal etme. Fesih. Kaldırma.

Vertiginously : Değişken bir şekilde. Dönen bir şekilde. Baş döndürücü bir şekilde. Baş döndürerek.

Changing synonyms : inconstantly, cancelation, incremental, commutations, alteration, conversion, alterations, corruptions, alternation, exchange, dynamic, flux, varying, blowing hot and cold, modificative, change, erratics, chopping, ever changing, alternating, corruption, changeover, interchanged, interchanges, floating, interchange, alternations, fluxional, crossing out, counterchanged, instable, cancellation, bungle.

Changing zıt anlamlı kelimeler, Changing kelime anlamı

Changing antonyms : undynamic.