Matchers türkçesi Matchers nedir

  • Eşleştirici.

Matchers ingilizcede ne demek, Matchers nerede nasıl kullanılır?

Matcher : Eşleştirici.

Matched : Uygun. Lamba-kinişli. Benzemek. Birleştirmek. Uyumlu. Eşlenen. Uygun olmak. Eş. Eşlemek. Evlendirmek.

Matched filter : Uyumlu süzgeç.

Matched group technique : Eşlenmiş küme yordamı. Bir deneylemede deney ve denetim kümelerini denkleştirmek için başvurulan, her iki kümede önemli özelliklerin ortalama dağılımı ve yayılmasının benzer olmasıyla yetinen yordam.

Matched impedance : Denk empedans. Özdeş celi.

Matches : Eşleşiyor. Birleştirmek. Eşlemek. Kibritler. Uymak. Eşleşmeler. Benzemek. Evlendirmek. Uygun olmak. Karşılaştırmak.

Age matched control : Yaşla eşlenik kontrol. Yaşa bağlı olarak deneme gruplarının başarımının değerlendirilmesi amacıyla yapılan deneysel çalışmalarda, kontrol grubuyla aynı yaşta oluşturulan grup.

Matched load : Uygun yük. Uyumlu yük. Uyumlanmış yük.

Matched pairs technique : Eşlenmiş ikililer yordamı. Bir deneylemede deney ve denetim kümelerini denkleştirmek için başvurulan,kümeleri oluşturacak bireylerin aranan özelliklere göre tek tek eşlenmesini öngören yordam.

Book of matches : Kibrit paketi.

İngilizce Matchers Türkçe anlamı, Matchers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Matchers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Intermediary : Orta. Arada bulunan. Aracılık eden. Mütevassıt. Genellikle üretici ile tüketici arasında etkinlik gösteren ve malın tüketiciye ulaşmasını sağlayan gerçek ya da tüzel kişi. Meyancı. Aracı. Vasıta. Arabuluculuk eden. Arabulucu.

Backstop : Toprak atış siperi. Bandrol konumlayıcı. Saha arkası çit (beysbol, kriket). Duvar. Saha arkası çit. Dayanak.

Infielder : Orta saha oyuncusu (beyzbol).

Marriage broker : Çöpçatanlık yapan kimse. Çöpçatan. Evlenme tellallı.

Intermediator : Arabulucu. Arabulucu kimse. Aracı olan. Ara bulan. Aracı kimse. Müdahale eden.

Intercessor : Meyancı. Aracı. Şefaatçi. Arabulucu. Başkası adına rica eden kimse.

Mediator : Uzlaştırıcı. Reseptörle efektörü bağlayan sinir hücresi. metabolik bir yolu etkileyen herhangi bir enzim ya da hormon. Arabulucuk yapan. Arabulucu. Aradüzelten. Hakem. Aracı. Ara bulucu. Biyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Mediyatör.

Go between : Aracı. Arasında gidip gelmek. Aracı olmak. Araya girmek. Vasıtacı. Ara buluculuk yapmak. Arabulucu.

Matchmaker : Çöpçatan. Kibrit yapımcısı. Yarışma düzenleyicisi.

Matchers synonyms : matcher.

Matchers zıt anlamlı kelimeler, Matchers kelime anlamı

Noncompetitive : Nonkompetitif. Rekabetsiz. Yarışmasız. Yarışmaya dayanmayan. Rekabet gücü olmayan.

Mismatched : Birbirine uymamak. Birbirine uymayan. Uyumsuz olmak. Uyumsuz.

Incompatible : Birbirine zıt. İmtizaçsız. Uyuşmaz. Geçimsiz. Bağdaşmaz. Uyumsuz. Bağdaşmayan. Çelişken. Farklı. Uyuşmayan.

Matchers antonyms : unmated.