Meagreness türkçesi Meagreness nedir

Meagreness ingilizcede ne demek, Meagreness nerede nasıl kullanılır?

Meagre : Fena. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, gölge balığıgiller (sciaenidae) familyasından, 2 m kadar uzunlukta, atlantik okyanusu, akdeniz ve karadeniz'de yaşayan bir tür. Yetersiz. Cılız. Kuru. Tatsız. Zayıf. Sarıağız. Az.

Meagrely : Kuvvetsizce. Zayıfça.

İngilizce Meagreness Türkçe anlamı, Meagreness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meagreness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meagerly : Kuvvetsizce. Zayıfça.

Enfeeblements : Zayıf düşürme. Zayıflatma. Dermansız bırakma. Kuvvetsizlik. Mecalsiz bırakma. Zayıflatılma. Güçsüzlük. Zayıflatma veya güçsüzleştirme eylemi.

Delicacy : Nezaket. Naziklik. Nefis yiyecek. Alçakgönüllülük. Duyarlılık. Leziz lokma. Zarafet. Narinlik. Duyarlık.

Ectomorphy : Az gelişmişlik. Ektomorfi.

Poorness : Verimsizlik. Beş parasızlık. Düşük nitelik. Yoksulluk. Mahsulsüzlük. Fakirlik. Eksiklik. Yetersizlik. Züğürtlük.

Debilities : Debilite. Bitkinlik. Güçsüzlük. Dermansızlık. Takatsizlik. Halsizlik. Zafiyet.

Exility : Kısırlık. Kıt olma durumu. Narinlik. Yetersizlik. Saflık. Kıtlık. İncelik. Küçüklük.

 

Diathesis : Hastalık istidatı. Yatkınlık. Bedensel zayıflık. Diyatezis. Organizmanın işlevlerinde bozukluk, hastalık ve dış etkilere karşı aşırı duyarlılık biçiminde beliren bünye anomalisi, hastalık istidatı. Diyatez.

Scantness : Azlık. Kısıtlılık. Kıtlık. Yetersizlik.

Scragginess : Düzensizlik. Kuralsızlık. Sıskalık.

Meagreness synonyms : meagerness, deficiency, thinness, adynamia, abstemiousness, delicacies, wooziness, in bad form, crankiness, insufficiency, inadequacy, wateriness, debility, fadedness, boniness, enfeeblement, caducity, scantiness, droopiness, puniness, spareness, enervation, leanness, emaciation, sparseness, exiguity, sparsity.

Meagreness zıt anlamlı kelimeler, Meagreness kelime anlamı

Sufficiency : Yeterlik. Yeterli bir miktar. Kifayet. Yeterli miktar. Yeterlilik. Yeterli şey. Yeterli olma. Uygunluk. Elverişlilik.

Adequacy : Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yeterlilik. Uygunluk. Yeterlik. İstihkak. Yetenek. Kifayet. Ehliyet.