Poorness türkçesi Poorness nedir

Poorness ingilizcede ne demek, Poorness nerede nasıl kullanılır?

Poor connection : Zayıf bağlantı. Gevşek bağlantı.

Poor devil : Zavallı. Zavallıcık.

Poor fellow : Zavallı adamcağız. Zavallı adam. Adamcağız.

Poor line : Bozuk hat. Kötü hat. Uğultulu hat.

Poor sport : Mızıkçı.

Poor voice : Gevşek ses. Sahne konuşmasında ünsüz harflerin söylenilmesinde organların gevşekliği, cansızlığı ile ortaya çıkan ses niteliği.

A poor trencherman : İştahsız kimse.

Be in poor health : Sağlığı iyi olmamak.

As poor as : Kadar zayıf.

Be a poor eater : Az yemek yiyen biri olmak.

İngilizce Poorness Türkçe anlamı, Poorness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poorness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defects : Kapak arızası. Özür. Kusurlar. Sakatlık. Kusur. Bozukluk. Noksan. Arıza. Problemli haller.

Want : Yokluk. İsteklenmek. Gereksinimler. Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu. Gerekmek. Muhtaç olmak. Gereksinim. Noksan.

 

Nudity : Yokluk. Çıplak insan figürü. Çıplaklık.

Inferiority : Adilik. Bayağılık. Aşağılık.

Inability : Olanaksızlık. Güçsüzlük. Yeteneksizlik. Acizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Gücü olmama. Beceriksizlik. Yapamama. Aciz.

Destituteness : Mahrumiyet. Mahrumluk. Sefillik. Muhtaçlık. Yokluk. Yoksunluk.

Deficit : Açık (hesaplarda). Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Hesap açığı. Dezavantaj. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Zarar. Kasa açığı. Açık hesap. Açık.

Deficiencies : Noksan. Hesap açığı. Gerilik. Açık. Eksiklikler. Eksik. Yoksunluk. Gereksinim. Kusur.

Poverty : Mutlak yoksulluk. Parasızlık. İhtiyaç. Haybet. Sefalet. Düşkünlük. Kişi veya ailenin belli bir gelir düzeyinin altında kalıp, yiyecek, güvenli içecek su, sağlık, barınma, eğitim gibi temel gereksinimlerini karşılayamaması durumu. Zaruret.

Narrow circumstances : Zaruret. Darlık. Parasızlık. Yokluk.

Poorness synonyms : low quality, pennilessness, nudities, hardships, defalcation, meanness, deficits, impoverishment, desolateness, inadequacy, inadequacies, infertility, indigence, decremented, inefficiencies, destitution, unfruitfulness, leanness, dearths, pauperization, handicaps, financial condition, deprivation, penury, beggarliness, disability, calamity, exility, inabilities, dearth, sterilities, deficiency, economic deprivation.

Poorness zıt anlamlı kelimeler, Poorness kelime anlamı

High quality : Yüksek kaliteli. İyi kalite. Üstün kalite. Yüksek nitelikli.

 

Superiority : Faiklik. Kendini beğenme. Yeğlik. Meziyet. Büyüklük. Amirlik. Üstün olma. Üstünlük.

Wealth : Servet. Varlık. Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer. Çokluk. Bolluk. Para.

Poorness ingilizce tanımı, definition of Poorness

Poorness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being poor (in any of the senses of the adjective).