Want türkçesi Want nedir

  • Arzulamak.
  • İstek.
  • Yoksulluk.
  • Eksiklik.
  • İstek duymak.
  • İçinden gelmek.
  • İsteklenmek.
  • Eksikler.
  • Gereksinme.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gereksinim.
  • Gerekmek.
  • Noksan.
  • Lüzum.
  • Fakirlik.
  • İstemek.
  • İhtiyaçlar.
  • Yoksun olmak.
  • Muhtaç olmak.
  • Yokluk.
  • İhtiyacı olmak.
  • Arzu.
  • Karşılandığında haz, karşılanmadığında acı ve hüzün veren; karşılandıkça şiddetini kaybeden; zaman içinde kendini tekrarlayan; alışkanlık haline gelebilen; sınırsız ve öznel olan duygu.
  • Gereksinimler.
  • İhtiyaç.
  • Sıkıntı.
  • İstekler.

Want ile ilgili cümleler

English: "Do you want something to eat?" "Sorry, I just ate."
Turkish: "Yiyecek bir şey ister misin?" "Üzgünüm, az önce yedim."

English: "Do you know why Tom doesn't want to go shopping with me?" "I think he doesn't like shopping."
Turkish: "Tom'un benimle alışverişe gitmek istememesinin nedenini biliyor musunuz?" "Sanırım o, alışverişi sevmiyor."

English: "Do you want to buy it?" "Yes."
Turkish: "Onu satın almak ister misin?" "Evet."

English: "Are you sure you want me to tell you?" "Please, I'm all ears!"
Turkish: "Sana söylememi istediğinden emin misin?""Lütfen çok dikkatli dinliyorum!"

English: "Do you want to hug me or kiss me?" "I want to do both."
Turkish: "Bana sarılmak mı yoksa öpmek mi istersin?" "Her ikisini de yapmak isterim."

 

Want ingilizcede ne demek, Want nerede nasıl kullanılır?

Want ad : Küçük ilan. İş ilanı.

Want ads : Küçük ilanlar.

Want back : Geri istemek.

Want for : Sıkıntısı çekmek. Muhtaç olmak. -e ihtiyacı olmak. -e ihtiyaç duymak.

Want in : Girmek istemek. İçeri girmek istemek.

Be in want of something : İhtiyacı olmak. Muhtaç olmak.

Do you want to : Ne yapmak istiyorsunuz?.

Want of money : Alışveriş çoğunluğu nedeniyle meydana gelen para gereksemesi. Para gereksemesi. Para ihtiyacı.

Want to : İstemek.

For want of : -sizlikten dolayı. Yüzünden. Bulunmadığından. Bulunmadığı için. Yokluğundan dolayı.

İngilizce Want Türkçe anlamı, Want eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Want ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Miss : Özlem duymak. Özlemek. İsabet ettirememek. Bayan (evlenmemiş). Kaçırmak. Matmazel. Gözden kaçırmak. Kavramamak. Iska geçmek. Karavana.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Decrements : Eksilme. Kayıp. Azaltım. Azaltma. Azalım. Zayiat. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azaltma miktarı. Azalma.

Claim : Almak. Hak talep etmek. Bir paranın ödenmesi, bir malın teslimi veya bir işin görülmesini karşı taraftan isteme hakkı. bilançonun aktifinde yer alan ve vadesi gelince kazanılacak para. Herhangi bir işlem sonucu doğan akçalı hak. Sav. İddia. Talep etmek. Talep. Israr etmek.

Aspirations : Nefes alma. Aspirasyon. İştiyak. Özlem. Can atma. Soluma. Soluklu okuma. Emme.

 

Adjured : Yeminle istemek. Yalvara yakara istemek. Rica etmek. Yalvarmak.

Desire : Dilek. Arzu etmek. Cinsel istek. Emel. Özlemek. Talip olmak.

Decrement : Eksilme. Azaltım. Azaltma. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Zayiat. Azalım. Kayıp. Azalma. Azaltma miktarı.

Be essential : Hayati önem taşımak. Hayati önemde olmak.

Neediness : İhtiyaç hali. Muhtaçlık. Miskinlik.

Want synonyms : lech after, wish well, lust after, hanker, boredom, dearths, anxiety, decrementing, pauperism, gappy, missing, meanness, behooving, defect, want for, go without, requirement, alacrities, materiality, be supposed to, low life, be out of something, abolition of forced labour convention, care, narrow circumstances, exiguities, abnormal budget expenditures, inadequate, imperfects, requisitioned, asks, angsts, nudities.

Want zıt anlamlı kelimeler, Want kelime anlamı

Despair : Umutsuzluk. Ümidini yitirme. Çaresizlik. Ümitsizlik. Umudunu kesmek. Umudunu yitirmek. Umudu kesmek. Umutsuzluğa düşmek. Ümidini yitirmek. Ümitsizliğe düşmek.

Wealth : Varlık. Para. Çokluk. Bolluk. Ülke, topluluk, hanehalkı veya bireylerin, belli bir ana kadar birikmiş varlıklarının o anki toplam değeri. sahibine gelir akımı sağlayabilen taşınır değer ve taşınmaz değer. Servet.

Want ingilizce tanımı, definition of Want

Want kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be absent. Deficiency. To want judgment. Often used impersonally with of. Lack. Not to have. To lack. To be without. To fall or come short. As, it wants ten minutes of four. To want food and clothing. To fail. To lack. The condition of being without anything. The state of not having. Want of food and clothing. As, to want knowledge. As, a want of power or knowledge for any purpose. Not to be sufficient. To be deficient or lacking. To want learning. To be destitute of, or deficient in. Absence or scarcity of what is needed or desired.