Meaningful türkçesi Meaningful nedir

Meaningful ile ilgili cümleler

English: Ali gave Mary a meaningful look.
Turkish: Ali Mary'ye anlamlı bir bakış attı.

English: How many meaningful sentences can Tatoeba contain?
Turkish: Tatoeba'da kaç tane anlamlı cümle var?

English: Anything is blissful with you. Nothing is meaningful without you.
Turkish: Seninle her şey hoş, sensiz her şey boş.

English: She gave me a meaningful look.
Turkish: O, bana anlamlı bir şekilde baktı.

English: He regards women as disposable pleasures rather than as meaningful pursuits.
Turkish: O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.

Meaningful ingilizcede ne demek, Meaningful nerede nasıl kullanılır?

Meaningful learning : Anlamlı öğrenme.

Meaningfully : Anlamlı olarak.

Meaningfulness : Anlamlılık.

Change of meaning : Anlamsal değişim. Halk kültürünü oluşturan ürün ve olaylarda görülen aynı zamanda yatay oluşum adıyla anılan anlam değişmesi, bk. değer değişimi, yatay oluşum, krş. durum değişimi.

Connotative meaning : Yananlam.

Main meaning : Asıl anlam. Bir kelimenin karşıladığı ilk kavram, ana kavram: ayak kelimesinin asıl anlamı «insan ve hayvanda yürüme organı»’dır. bu kelimenin masa ayağı, sandalye ayağı örneklerinde olduğu gibi herhangi bir nesne’nin ayağı, bir ırmağın ayağı veya «halk şiirindeki kafiye» anlamlarını kazanması, anlam dallanması yoluyla sonradan oluşmuş yan anlamlardır. bunun gibi yol kelimesinin asıl anlamı «üzerinde yürünen veya üzerinden geçilen yer»’dir. «usul, metod» anlamı ise sonradan oluşmuştur. aynı durum yürek «kalp» kelimesinde de vardır. bunun «cesaret» anlamı sonradan ortaya çıkmıştır. bk. sözlük anlamı krş. yan anlam.

 

Equivalent meaning : Eşdeğer anlam. Birbiri yerine geçebilecek anlamlardan her biri.

Contextual meaning : Kapsam. Bağlamsal anlam.

Gave meaning : Değer kazandı. Önem kazandı. Anlam verdi. Anlam kattı.

Devoid of meaning : Anlamı olmayan. Önemsiz. Anlamsız. Önemi olmayan.

İngilizce Meaningful Türkçe anlamı, Meaningful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meaningful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Richer : Paralı. Pahada ağır. Besin değeri yüksek. Canlı (renk). Komik. Değerli. Nükteli. Verimli. Varlıklı. Zengin.

Of value : Az bulunan. Kıymetli. Değerli. Önemli. Pratik. Kullanışlı. Değeri olan. Yararlı.

Purposeful : Amaçlı. Ehemmiyetli. Niyetli. Kasıtlı. Kasten. Bir amaca yönelik. Maksatlı.

 

Revealing : Kadın vücudunun genelde örtülü olan kısımlarını sergileyen (giysi vb). Dekolte. Belirli bir durumu belli eden. Gizlemeyen. Açıklayıcı. Belirli bir durumu açığa vuran. Açığa vurma. Açığa çıkarma. Açık.

Important : Saygın. Nüfuzlu. Ciddi. Kibirli. Okkalı. Önemli. Muazzam. Gururlu. Önem teşkil eden.

Richest : Esprili. Bereketli. Ağır (yiyecek). Besleyici. Değerli. Gür. Canlı (renk). Besin değeri yüksek. Pahada ağır. En zengin.

Expressive : İfade eden. Dışavurumcu. İfadeli. Dokunaklı. Gösteren. Etkileyici. Anlatan. Canlı.

Meaty : Et gibi. Etli. Dolgun. Özlü.

Purported : Demek istemek. Gibi görünen. Sözde. Anlamına gelmek. İfade etmek. İddia etmek. Belirtmek.

Pithy : İçerikli. Güçlü. Özlü. Etkileyici. Tesirli. Kısa ve öz. Kuvvetli. Kısa ve özlü. Az ve öz.

Meaningful synonyms : noteworthy, meaning, copious, significant, rich, sententious, significative, eloquent, pointed, pregnant, substantive.

Meaningful zıt anlamlı kelimeler, Meaningful kelime anlamı

Meaningless : Abidik gubidik. Pestenkerane. Anlamsız. Pestenkerani. Boş. Manasız. Absürt. Amaçsız. İpsiz sapsız. Abes.

Purposeless : Gayesiz. Niyetsiz. Ereksiz. Amaçsız. Anlamsız. Maksatsız. Boş.

Insignificant : Önemsiz. Ehemmiyetsiz. Anlamsız. Silik. Manasız. Pek az. Hafif. Cavalacoz. Naçiz. Cüzi.