Richer türkçesi Richer nedir

  • Gür.
  • Ağır (yiyecek).
  • Paralı.
  • Pahada ağır.
  • Değerli.
  • Bereketli.
  • Nükteli.
  • Yoğun.
  • Besleyici.
  • Esprili.
  • Canlı (renk).
  • Varlıklı.
  • Zengin.
  • Bol.
  • Verimli.
  • Anlamlı.
  • Komik.
  • Besin değeri yüksek.
  • Pahalı.
  • Daha zengin.

Richer ile ilgili cümleler

English: Ali is richer than Mary.
Turkish: Ali Mary'den daha zengin.

English: Ali is richer than I am.
Turkish: Ali benden daha zengin.

English: Ali is richer than anybody else in town.
Turkish: Ali kasabadaki başka birinden daha zengin.

English: Actually they're richer than us.
Turkish: Aslında onlar bizden daha zenginler.

English: Ali is quite a bit richer than I am.
Turkish: Ali benden oldukça daha zengin.

Richer ingilizcede ne demek, Richer nerede nasıl kullanılır?

Enricher : Zenginleştiren. Zengin eden. İlave. Kuvvetlendiren. Koyulaştıran. Besin değerini arttıran. Ek. Toprağı daha bereketli hale getiren. Artırıcı. Lezzet veren.

Enrichers : Zengin eden. Gübreleyen. Artırıcı. Zengin veya uygun yapan şey. Lezzet veren. Süsleyen. Ek. İlave. Radyoaktivitesini arttıran. Zenginleştirip güçlendiren veya artırıp çoğaltan şey.

Nouveau riche : .

Nouveau riche : Sonradan görme. Türedi. Ne oldum delisi. Yeni zengin.

Riches : Hazine. Sermaye. Servet. Variyet. Mal. Varlık. Zenginlik.

Enriched foods : Gıdaların işlenmesi sırasında kaybedilen besin elementlerinin daha sonra son ürüne eklenmesiyle elde edilmiş gıdalar. Zenginleştirilmiş gıda.

 

Embarrass de richesse : Şaşırtıcı fazlalık.

Enriched his knowledge : Bilgi dağarcığını zenginleştirmiş. Anlayış ve kavramasını genişletmiş. Bilgisini artırmış.

Enriched : Arıtılmış. Zenginleştirilen. Zenginleştirilmiş. Geliştirilmiş. Artırılmış. Yükseltilmiş. Rafine edilmiş.

Enriched material : Zenginleştirilmiş madde. Zenginleştirilmiş gereç.

İngilizce Richer Türkçe anlamı, Richer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Richer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kind of : Az çok. Gibi. Sayılır. Bir tür. Adeta. Benzeri.

Foody : Yemeğe düşkün veya dünya mutfağına ilgi duyan kimse. Meyveli. Yenilebilir. Yenebilir. Gurme. Ağzının tadını bilen.

Prized : Değer biçmek. Kaldıraçla kaldırmak. Değer vermek. Ganimet almak. Takdir etmek. Değer verilen. Manivela ile açmak.

Funnier : Eğlenceli. Daha komik. Eğlendirici. Zevkli. Gülünecek. Tuhaf. Gülünç. Şüpheli. Sakat.

Comical : Güldürücü. Gülünç görünüşü olan bir kişi ya da güldürücü özellikleri kapsayan bir durum. Komedyanın özünü belirleyen nitelik. genel anlamı içinde, bir toplumsal olgu, insan davranışı, ahlak ölçütü ya da töreleri arasında ortaya çıkan ve tarih yoluyla belirlenen bağdaşmazlığı anlatan güzelduyusal kavram. Gülünç olan. Tuhaf. Garip. Acayip. Gülünç bir kişi ya da durum.

Bushiest : Çalıyla kaplı. Çalılı. Çalılık. Gür (saç, sakal, kuyruk vb). Fırça gibi. Çalı gibi. Çalı kaplı. Çalılarla kaplı.

 

Baggiest : Asılı. Torba gibi sarkan. Çuval gibi. Sarkık. Şapşal. Düşük. Torba gibi. Şişkin. Gevşek.

Purposeful : Maksatlı. Kasten. Niyetli. Kasıtlı. Ehemmiyetli. Bir amaca yönelik. Amaçlı.

Better off : Daha varlıklı. Daha iyi durumda.

Humorous : Mizahi. Nükteci. Güldürücü. Nüktedan. Gülünç.

Richer synonyms : priciest, heeled, precious, copious, cleverest, pithy, fruitful, nutritive, mercenaries, rotund, monied, richest, bolus, brownstone, comedic, pointed, fatter, saltier, deep, opulent, comediennes, brownstones, significant, amplest, flush, paying, in the money, cost an arm and a leg, effective, spirited, meaningful, busiest, wholesome.

Richer zıt anlamlı kelimeler, Richer kelime anlamı

Low : Böğürmek (inek veya öküz). (ses) yavaş. Böğürmek. Ucuz. Alçak. Az. Yıkmak. Düşük. Böğürme.

There : Orada. Orayı. Oraya. Ora. Orası. O konuda. Oralarda. Şurada. Şura. İşte.