Medium angle beam türkçesi Medium angle beam nedir

  • Bir oyuncu ya da nesne üzerine yumuşak bir eğimle verilen ışık.
  • Orta açılı ışın.
  • 90 derecelik açılarla sahneye yansıtılan ışık.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Medium angle beam ingilizcede ne demek, Medium angle beam nerede nasıl kullanılır?

Medium : Kontrast madde. Orta düzey. Yayıcı. Gereç. Orta. Orta durum. İfade vasıtası. Kültür ortamı. az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. besi yeri. bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava. İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için x ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya x ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler. Araç.

Angle : Açı yapmak. Açı oluşturmak. Kıvırmak. Bucak. Balık tutmak. Açı vermek. Çarpıtmak. Korniyer. Köşe yapmak. Saptırmak.

Beam : Yayılmak. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatay ağaç. Yayın yapmak. Kiriş. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Belirli bir yönde yol alan ışınım; özellikle ışın demeti ya da elektron demeti. Işık demeti. Yüzü sevinçle parlamak. Saçmak (ışık).

 

Narrow angle beam : Açısı 91-179° olan ışın demeti. geniş (açılı) ışının karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dar (açılı) ışın. Dar bir oylum açısı içine toplanmış ışın.

Wide angle beam : Geniş (açılı) ışın. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açısı 45-90° olan ışın demeti. Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın.

İngilizce Medium angle beam Türkçe anlamı, Medium angle beam eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Medium angle beam ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Acting style : Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü. Oyun alanı.

Alto : Pes uzamda kalın kadın sesi. En kalın kadın sesi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. En kalın ve tok tonlu kadın sesi. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Alto. Alto sesli sanatçı.

Adaptability : İntibak kabiliyeti. Uyum yeteneği. Uyma yeteneği. Adapte olabilirlik. Uyarlanabilirlik. Uyumluluk. Uyarlama yeteneği. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.

Analyze : İncelemek. Analiz etmek. Çözümleme. Tahlil etime, inceleme. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Araştırmak. Tahlil yapmak. Çözümlemek. Analiz yapmak.

 

Act drop : Önperde. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Bölüm perdesi. Oyun perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi.

Abstract theatre : Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir. Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir.

Active hero : Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi. Etken kahraman.

Amateur theater : Özenci tiyatro. Amatör tiyatro. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri.

Abstractionism : Soyutçuluk. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Soyutlama. Abstraksiyonizm.

Medium angle beam synonyms : alley theme, after piece, actor manager, acting manager, acrobacy, allegory.