Meerut türkçesi Meerut nedir

  • Hindistan'ın kuzeyinde uttar pradesh'te bir şehir.

Meerut ingilizcede ne demek, Meerut nerede nasıl kullanılır?

Meer : Saf. Sade. Karışmamış. Katışıksız.

Meerkat : Firavun faresi. Güney afrika mongosu. Mirket.

Meerschaum : Denizköpüğü. Balgamtaşı. Eski şehir taşı. Mersaum. Manyezit. Eskişehirtaşı. Lületaşı pipo. Lületaşı. Sepiolite. Lüle taşı.

Meerschaums : Lületaşı. Lületaşı pipo. Eski şehir taşı. Manyezit. Eskişehirtaşı. Denizköpüğü. Lüle taşı. Mersaum. Sepiolite. Balgamtaşı.

Ameer : Emir.

Meeker : Ezik. Alçakgönüllü. Mütevazi. Kolorado eyaletinde şehir. Oklahoma eyaletinde şehir. Uysal. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Yumuşak başlı. Silik.

Emeers : Müslüman yönetici (prens komutan vs gibi). Emir. Arabistan'da şeflik.

Meek spirited : Alçakgönüllü.

Meed : Ödemek. Ödül. Mükafat.

Ameers : Emir.

İngilizce Meerut Türkçe anlamı, Meerut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meerut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make do : İdare etmek. Var olanla yetinmek. Yetiştirmek. Var olanla idare etmek. Yetinmek. İğreti olarak.

Run into : Girmek. Şans eseri biri ile karşılaşmak. -e rastlamak. Düşmek. -e çarptırmak. Ulaşmak. Bindirmek. Çarpmak. -e karşı yaklaşmak. Denk gelmek.

 

Contend : İleri sürmek. Rekabet etmek. İddia etmek. Çekişmek. Savaşmak. Yarışmak. Uğraşmak. Tartışmak. (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. Çarpışmak.

Run across : Tesadüfen karşılaşmak. -in bir kenarından öbür kenarına koşmak. Karşılaşmak. İle karşılaşmak. Rast gelmek. -e rastlamak. Rastlaşmak. Koşarak geçmek. Tesadüf etmek. Rastlamak.

Cross : Geçişmek. Kesiştirmek. Öbür tarafına geçmek. Çarpı. Aksi. Haç. Düzenbaz. Kesişmek. Çapraz. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır.

Cope with : İle başa çıkmak. Baş edebilmek. Üstesinden gelmek. Uğraşmak. Bir şeyle uğraşmak. Baş etmek. Boy ölçüşmek. İle ilgilenmek. Başa çıkmak. Ele almak.

Forgather : Bir araya gelmek. Rastlamak. Toplanmak.

Cope : Uğraşmak. Çare bulmak. Cüppe. Üstünü kapamak. Başarmak. Üstesinden gelmek. Kaplamak. Başa çıkmak. Papaz cüppesi. Örtmek.

Assemble : Düzenlemek. Çevirmek (program). Bir araya koymak. Çevirmek (bilgisayar). Parçaları birleştirmek. Birleştirmek. Birleşmek. Montaj yapmak. Monte etmek.

Encounter : Rastlama. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Karşılamak. Rastlamak. Rastlaşmak. Karşı karşıya kalmak. Yüzyüze gelmek. Yüz yüze gelmek. Çarpışmak. Karşılaşma.

Meerut synonyms : grapple, deal, match, get by, manage, foregather, come across, make out, gather, intersect, see.

Meerut zıt anlamlı kelimeler, Meerut kelime anlamı

Fall short of : Beklentileri karşılamamak. Yetişmemek. Aşağı kalmak. Yetersiz kalmak. Eksik gelmek. Beklentileri karşılayamamak. Bekleneni verememek. Az gelmek. Tükenmek. Umduğu gibi çıkmamak.

Disagree : Atışmak. Anlaşamamak. Uymamak. Aynı fikirde olmamak. Uyuşmamak. Karşıt görüşte olmak. Bozuşmak. Dokunmak. Aynı düşüncede olmamak. Yaramamak.

Diverge : Açılmak. Uzaklaşmak. Uyuşmamak. Dallanmak. Farklı olmak. Ayrılmak. Birbirinden ayrılmak. Ayırmak. Sapmak. Birbirinden uzaklaşmak.