Melasses türkçesi Melasses nedir

  • Melas.
  • Şekeri, örüt şeker olarak ayrılmış olan şuruptan geri kalan ve % 50 şeker içeren kahverenkli koyu sıvı.
  • Kimya alanında kullanılır.

Melasses ingilizcede ne demek, Melasses nerede nasıl kullanılır?

Melasma : Gebelik lekesi. Melasma. Klozma. Melazma.

Melastoma : Melastom.

Hemomelasma : Hemomelasma. Bağırsaklarda özellikle de kıvrım bağırsağın dış zarı altında, timpani veya paraziter invazyona bağlı olarak biçimlenen, 2-3 santimetre çapında, kırmızı-siyah renkli eski kanama odakları, hemomelasma ilei.

Hemomelasma ilei : Hemomelasma. Hemomelasma ilei.

Melaconite : Melakonit.

Melancholic : Bunalımlı. Hüzün verici. Karasevdalı. Hüzünlü. Mahzun. Melankolik.

Melancholiacs : Melankolili.

Melancholia : Karasevda. Melankoli. Karaduygu.

Melanesia : Pasifik okyanusu'nda üç ana ada grubundan biri. Melanesia adaları. Ekvatorun güneyinde. Avustralya'nın da kuzeydoğusunda kalan güneybatı pasifik adaları. Güney pasifik'te yeni gine'nin dahil olduğu ada grubu. Melanezya.

Melanesian : Melanezya. Melanezyalı. Malanezya'ya ait (pasifik okyanusu'nda adalar grubu, avustralya'nın kuzeydoğusu). Melanezya'ya özgü.

İngilizce Melasses Türkçe anlamı, Melasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Melasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sirup : Şurup (ilaç olarak). Sirop. Şekerli dolgu sıvısı. Şerbet. Aşırı duygusal üslup. Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Koyu şerbet. Şurup.

People : Halk. Akrabalar. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Kalabalık. Kimse. Kişi. Millet. Milletler. İnsan yerleştirmek. Aile.

Dark glasses : Olaylara siyah gözlükle bakma. Karamsarlık. Her şeyi olumsuz tarafından görmeye eğilimi.

Following : Belirtilen. Taraftarlar. -in ardından. Yandaş türkümü. Yandaş grubu. Aşağıdaki. Ertesi. Takip etme. Müteakip. Sonrasında.

Nosepiece : Mikroskopta merceğin takıldığı yer. Burun kayışı (at). Mikroskopta mercek yeri. Burun siperi. Nesnel mercek.

Multitude : Çok sayı. Kat. İzdiham. Kalabalık. Çokluk. Halk yığını.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Sirups : Sirop. Koyu şerbet. Şekerli dolgu sıvısı. Şurup. Şurup (ilaç olarak). Pekmez kıvamındaki tatlı sıvı. Şerbet. Aşırı duygusal üslup.

Alcoholometry : Alkolölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkolometri.

 

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Melasses synonyms : treacles, aliphatic saturated compounds, activated coal, optical instrument, grouping, alicyclic compounds, the great unwashed, frame, specs, acier inoxydable, bridge, spectacles, acid salt, molasses, bifocals, laity, mass, syrups, hoi polloi, pince nez, acidimetry, lorgnette, molasse, goggles, acid radical, audience, aldehydes, eyeglasses, temporalty, syrup, active metals, shades, additive.

Melasses zıt anlamlı kelimeler, Melasses kelime anlamı

Clergy : Rahipler sınıfı. Ruhban. Rahip. Papazlar. Ruhban sınıfı. Rahip sınıfı. Rahipler.

Melasses ingilizce tanımı, definition of Melasses

Melasses kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Molasses].