Membranes türkçesi Membranes nedir
Membranes ingilizcede ne demek, Membranes nerede nasıl kullanılır?
Membrane attack complex : Hedef hücre zarına girerek delikler oluşmasına ve hücrenin erimesine yol açan c5b-c9 kompleman elemanları kompleksi, mac. Mac. Zar hücum kompleksi.
Membrane bone : Zar dokudan gelişen kemik. Derinin dermis tabakasından gelişen kemik. dermal kemik. Zar kemik. Derinin dermis tabakasından gelişen kemik, dermal kemik. Dermal kemik.
Membrane cloacae : Embriyoda arka bağırsağın son kısmındaki zar. kloakayla proktodeum arasındaki bu zarın delinmesiylele ilk bağırsak kanalı dışarıya açılır. Kloaka zarı.
Membrane keyboard : Dokunma duyarlı klavye.
Membrane part : Zar parçası.
Tympanic membrane atelectasia : Kulak zarı atelektazisi. Kulak zarının büzüşmesi, orta kulaktaki yapılara yapışması ve orta kulakta yapışkan bir sıvı birikimiyle belirgin değişim, atalektatik orta kulak yangısı, timpanik zar atalektazisi, yapışkan orta kulak yangısı. kronik seröz karakterli orta kulak yangısını takiben biçimlenir ve sesin iletisinde de bozukluklara neden olur. Timpanik zar atelektazisi. Kulak zarı atalektazisi.
Membrane transport proteins : Zarın geçirgen olmadığı molekülleri zar boyunca taşıyıp geçiren permeazlar gibi özel protein molekülleri. Zar taşıma proteinleri. Zarın geçiremediği molekülleri zar boyunca taşıyıp geçiren permeazlar gibi özel protein molekülleri.
Membrane potential : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zar potansiyeli. Biyolojik zarlar arasındaki elektrik potansiyelindeki farklılık. çoğu kez mikroelektrodun yerleştirilmesiyle ölçülür. Canlı hücrede plazma zarında bulunan elektrik potansiyel farkı. zarın sitoplazma tarafı dışa göre daha negatif olup zardan iyonların geçişi sırasında bu elektrik yükü değişerek elektrik potansiyel farkı oluşur ve ökaryot hücrelerde zardaki na+k+atp az faaliyeti ile bu fark devam ettirilir. Membran potansiyeli.
Membrane protein : Biyolojik zarların yapısına giren protein. Zar proteini. Biyolojik zarların yapısına giren, zarın dış ya da iç yüzeyine bağlı olabilen (periferal protein) ya da zarın lipit tabakasına az ya da çok nüfuz eden, zarı kateden (integral protein) herhangi bir protein.
Resting membrane potential : İstirahat zar potansiyeli. Bir uyaran olmaksızın, uyarılabilen bir hücre zarının iç ve dışı arasındaki voltaj farkı, sükun potansiyeli. Sükun potansiyeli.
İngilizce Membranes Türkçe anlamı, Membranes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Membranes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chorioallantois : Koryon ve allantoisin birleşmesinden oluşan, mezodermle ilişkili damarlar aracılığıyla gaz değişimini sağlayan ekstraembriyonik yapı, allantokoryon. bu yapı kuş ve sürüngenlerde yumurta kabuğuyla bitişiktir. memelilerde ise bu yapı plasentayı oluşturur. Koryoallantois.
Web : Etrafına ağ çekmek. Örün. Tomar. Anahtar dili. Dokuma. Perde (ayakta). Bağlantı levhası. Örümcek ağı. Örümcekler tarafından özel ince iplikten örülen yuva. Şebeke.
Integument : Deri. Integument. Kabuk.
Cortes : Korteks. Kabuk.
Head : Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Baş. Başına geçmek (şirket vb). Kelle. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Örtübaşı. Gövde.
Tunica : Gömlek (bitki). Kılıf. Mississippi eyaletinde şehir. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Tünika. Gömlek.
Ivories : Piyano tuşları. Oyun zarları. Bilardo topları. Dişler. Fildişleri.
Tunic : Gömlek (botanik terimi). Gömlek. Asker ceketi. Tünik. Polis ceketi. Kılıf. Tunik. Ceket. Bir yapıyı saran kılıf. ergin tunikatların vücudunu çevreleyen, tunisin denilen ve selüloza benzeyen bir polisakarit kapsayan, bazen jelatinimsi bazen de katı, sert ve ağır olan kalın kılıf. Tabaka.
Synovium : Sinovyum. Eklem sıvısı salan zar.
Axolemma : Aksonun plazma zarına verilen ad. Aksolemma. Aksonun plazma zarı.
Membranes synonyms : chorioallantoic membrane, basilar membrane, hyaloid membrane, glomerular capsule, bowman's capsule, perithelium, myringa, flat solid, lamina, mucous membrane, tympanic membrane, tissue layer, film, integuments, midriff, serous membrane, gel, endosteum, diaphragms, fertilization membrane, phospholipid, membrana, ciliary body, diaphfagm, gelatin, sheet, adventitia, capsula glomeruli, laminas, extruder, bones, trophoblast, choroid.
Membranes zıt anlamlı kelimeler, Membranes kelime anlamı
Healthy : Önemli. Kuvvetli. Demir gibi. Yararlı. Büyük. Sağlıklı. Sağlam. Esen. Sıhhatli. Sağlığa yarar.

Bu kısımda Membranes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Membranes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Membranes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Membranes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.