Metaling türkçesi Metaling nedir
- Balast serme.
Metaling ingilizcede ne demek, Metaling nerede nasıl kullanılır?
Metalimnion : Metalimniyon. Göl ekosisteminde epilimniyon ile hipolimniyon zonları arasındaki geçiş zonu. Göllerde ılıman yüzey tabakasıyla soğuk dip tabakası arasında kalan ve ani sıcaklık değişimi gösteren tabaka, termoklin. Metalimnion.
Metalize : Metal kaplamak.
Metalized : Metallenmiş. Metalize. Metalle kaplanmış. Metal kaplı.
Metalizes : Metal kaplamak.
Bimetalism : Dolaşımdaki para biriminin aralarında sabit bir resmi değişim oranı bulunan belirli ağırlık ve ayarda altın ve gümüşle temsil edildiği para sistemi. krş. tek maden sistemi. Çift metal para jüyesi. Çift maden sistemi. Çift maden esası. Bimetalizm.
Metal clad : Metal kaplı. Maden kaplı.
Metal bar : Metal çubuk. Mil.
Metal clad conductor : Metal kılıflı iletken.
Metal age : Maden çağı.
Metal aminoacid chelateds : Metal amino asit şelatları. Eriyebilir metal tuzlarındaki metal iyonlarıyla amino asitlerin reaksiyonu biçiminde ortaya çıkan, ticari olarak kalsiyum amino asit, kobalt amino asit, bakır amino asit, demir amino asit, magnezyum amino asit, mangan amino asit veya çinko amino asit şelatları bulunan maddeler.
İngilizce Metaling Türkçe anlamı, Metaling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Metaling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Moral : İçgüdü. Ders. Prensip sahibi. Törel. Manevi. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Cesurluk, inançlılık ve kişisel bütünlük gibi niteliklerin kazandırdığı ruhsal güç. 2-göz korkutucu tehlikeler karşısında kümece geliştirilen birliktelik duygusu. Dürüst. Düstur. Tinsel.
Content : Bir şeyin içinde bulunan. konuşma ya da yazıda sunulan düşünce, bilgi ve görüşlerin bütünü. bir öğretim programında üzerinde durulması ya da işlenilmesi istenilen etkinlikler, üniteler ve konular. konu. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. İçerik. Razı. Kapsam. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü. Hoşnut etmek. Lehte oy kullananlar. Anlam yükü.
Purport : Göstermek. İddia etmek. Belirtmek. İddiasında olmak. Anlamında olmak. Demek istemek. Görünümünde olmak. Niyet. Anlamına gelmek. Bildirmek.
Symbolisation : Sembolleştirme. Sembolizasyon. Simgeleştirme. Simgeleme.
Effect : Ulaşmak. Gerçekleştirmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Etki. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Yığın iletişiminde kaynaktan çeşitli araçlarla aktarılan iletilerin okur, izleyici, dinleyici gibi alımcılar üzerindeki etkileyici sonucu. Anlam. Sonuca vardırmak. Bir oyun sırasında belirli bir etki yapmak için kullanılan müzik, gürültü, sis, yağmur, kar, güneş, gece, fırtına, yıldırım gibi her çeşit ses ve ışık öğelerinin tümü. Bir bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız değişken tarafından belirlenen ya da bağımlı konumda olan etken. bk. neden.
Semantics : Anlam. Anlam bilimi. Dilleri oluşturan simgelerle anlamları arasındaki ilişkileri inceleyen bilim. Dildeki birimleri anlam bakımından ele alıp inceleyen dil bilimi dalı. anlam bilimi kendi içinde de durgun veya eş zamanlı anlam bilimi, gelişmeli veya alt zamanlı anlam bilimi olarak iki alt dala ayrılmaktadır. dilin belirli bir zaman kesitindeki durumunu tarihi değişme ve gelişmelere girmeden inceleyen anlam bilimi dalı eş zamanlı anlam bilimi (synchronische semantik) adını alır. bu dalda, dilin kelimeleri; anlamları, kavram alanları ve kapsamları ile eş anlamlılık, çok anlamlılık, eş seslilik vb. açılardan ele alınmaktadır. || art zamanlı (diachronische semantik) anlam bilimi ise, dilin anlamla ilgili olaylarını tarihi değişme ve gelişme süreci içinde ele almaktadır. bk. eş zamanlı anlam bilimi ve art zamanlı anlam bilimi. Semantik. Anlambilim. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır.
Spirit : Canlandırmak. Eğitim, kimya alanlarında kullanılır. Ruh. Gizlice kaçırmak. Heveslendirmek. Kesilen kurbanın ruhunun koruyucu bir görev üstleneceğine ilişkin yaygın halk inancı, krş. konut kurbanı. İspirto. Neşelendirmek. Can. Önder.
Undertone : Donuk renk. Eğilim. Fısıltı. Alçak ses tonu. Alçak ses. Temayül. Bir söz. Gizli duygu. Yazı veya eylemde sezilen duygu. Genel eğilim (borsa).
Signified : Bir ifadenin anlamı. Gösterilge. Bir imza ile işaretlenmiş şey veya fikir. Bir kelimenin anlamı. Belirtilen. İmlenen. Gösterilen.
Intent : Kararlı. Niyetli. Niyet. Dik. Amaç. Kasıt. İstekli. Gaye. Azimli. Dikkatli.
Metaling synonyms : grammatical meaning, connotation, import, burden, idea, ballasting, substance, reference, symbolization, core, gist, essence, subject matter, lesson, refinement, point, lexical meaning, sense, shade, significance, subtlety, referent, signification, thought, strain, overtone, intension, message, undercurrent, denotation, extension, nicety, nuance.
Metaling zıt anlamlı kelimeler, Metaling kelime anlamı
Unalarming : Panik yaratmayan. Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan.
Metaling antonyms : unintrusive.

Bu kısımda Metaling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Metaling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Metaling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Metaling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.