Metastable türkçesi Metastable nedir
- Yarıkalımlı.
- Yarıdengeli.
- Özdeğin içinde bulunduğu koşullarda kalımlı olmayan ve ancak dengeye erişme hızının yavaşlığı nedeniyle geçici olarak gösterdiği durum. yarılanma süresi uzun ışınetkin atom ya da çekirdeklerin uyarılmış durumu.
- Metastabl.
- Kimya alanında kullanılır.
- Yarı kararlı.
- Yarıkararlı.
Metastable ingilizcede ne demek, Metastable nerede nasıl kullanılır?
Metastable carbide : Yan dengeli karbür. Yarıkararlı karbür. Yarı kararlı karbür. Yarıdengeli karbür.
Metastable phase : Yarıkararlı faz. Yarı kararlı faz. Yarı dengeli faz. Yarıdengeli evre.
Metastable state : Bir ölçüde dayanıklı durum. örneğin aşırıdoygun bir çözelti olduğu gibi bırakılırsa dayanıklılığını korur, ama çalkalanır ya da içine buzsul taneleri aşılanırsa buzsullaşır. bir öğeciğin ya da bir çekirdeğin, ölçülebilir bir yarı-yaşamı olan uyarılmış hali. Yarı-kararlı hal. Arakalımlı duru. Yarı kararlı durum. Yarıkararlı hal. Isıldevingen dengede olmayıp, kısa süre yaşayabilen duru. Dayanıklı durum. Kararsız durum. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Metastabl hal.
Metastability : Yarı kararlılık. Yarıdengelilik. Yarı dengelilik. Yarıkararlılık.
Metastase : Kötü huylu tümör hücrelerinin (kanserli hücreler), salgıladığı enzimle etrafındaki kapsülü eriterek damarı geçmesi ve vücudun herhangi bir yerinde tekrar yerleşip çoğalabilmesi olayı. Metastaz.
Metastasizing : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi.
Metastasizes : Hastalık yayıcı hücrelerin kan dolaşımı yoluyla vücudun bir bölümünden diğerine geçmesi. Bir organdan diğerine bulaşmak (enfeksiyon).
Metastases : Başka organlara bulaşma. Metastaz. Kanser hücrelerinin bir organdan diğerine geçmesi. Yayılma.
Metastatic : Metastatik. Metastazla ilgili, metastaza ait, metastaz sonucu oluşan.
Metastasis : Metastas. Değişme. Atlayım. Bir enfeksiyonun bir organdan diğerine geçmesi. Göçüm. Metastaz. Mikroorganizmaların veya tümör hücrelerinin i bir organdan veya vücudun bir bölümünden diğerine taşınması veya aktarılması. hastalığın bir organdan diğer bir organa geçmesi. birincil odak dışında patojen mikroorganizmaların ve anormal hücrelerin üremesi sonucu biçimlenen üreme odağı. Yayılma. Kanserin yayılması.
İngilizce Metastable Türkçe anlamı, Metastable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Metastable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.
Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Sodyum klorit. Asit tuzu. Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3).
Additive properties : Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler. Eklenik özellikler.
Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolometri. Alkolölçüm.
Activated coal : Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Aktif kömür. Etkin kömür.
Active metals : Aktif metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Etkin metaller.
Alcohols : Alkoller. Alkol. İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İspirto.
Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.
Alabaster : Sumermeri. Akmermer. Su mermerinden yapılan. Alçı taşı. Su mermeri. Albatr. Sumermeri kaymaktaşından. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Kaymaktaşından yapılan.
Acid radical : Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asit kökü. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası. Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir asidin negatif parçası.
Metastable synonyms : acidimetry, acier inoxydable, aldehydes, alicyclic compounds, additive, aliphatic compounds.

Bu kısımda Metastable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Metastable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Metastable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Metastable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.