Metes türkçesi Metes nedir

Metes ingilizcede ne demek, Metes nerede nasıl kullanılır?

Metes and bounds : Arazi sınırı. Arsa sınırları. Arsanın sınırları. Arazi sınırları. Arazi hudutları. Arsa hududu.

Metestrus : Kızgınlığın bitmesiyle başlayan, sarı cismin biçimlendiği ve progesteron miktarında artma görülen dönem, metaöstrüs. Metöstrüs.

Metestrus cell : Metöstrüs hücresi. Köpeklerin diöstrüs döneminde görülen, sitoplazmasında nötrofil içeren intermedier veya parabazal vajina epitel hücresi.

Gametes : Dölgöze. Cinsiyet hücresi. Eşeyli göze. Gamet hücresi. Eşeyligöze. Eşey hücresi. Gamet. Dölgözü. Üreme hücresi.

Mete out : Vermek. Paylaştırmak. Dağıtmak. Ölçüp ayırmak.

Metempsychoses : Ruh geçişmesi. Ruhun başka vücuda geçmesi. Ruhgöçü.

Metencephalon : Metensefalon. Beyin gelişiminde arka beyin adını alan bu oluşumdan beyincik ve ponsun geliştiği üç kabarcıktan biri. Artbeyin. Arka beyin.

Meteor radiant : Bir akan yıldız yağmurunun saçılır gibi göründüğü nokta. Saçılma noktası.

Meteor : Ağan. Akanyıldız. Şahap. Güneş dizgesine bağlı, kesin yörüngeleri bulunmayan ve bu nedenle havayuvarının üst katmanlarına girince ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gökcismi. Gezegenler arasında dolaşan taş parçalarından her biri. (yer'e düşenlere göktaşı denir.). Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Göktaşı. Ağma. Meteor.

 

Meted : Ölçmek. Bölüştürmek.

İngilizce Metes Türkçe anlamı, Metes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Metes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gage : Ölçü. Tartmak. Rehin vermek. Bahse girmek. Ebat. Teminat. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Bkz.gauge. Miktar.

Admeasure : Parsellemek. Ölçüsünü almak. Gemi ölçmek (denizcilikle ilgili). Taksim etmek.

Divide : Kırışmak. Paylaşmak. Sınıflandırmak. Ayırmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Taksim etmek. Bölme. Ayrılmak. Bozuşmak.

Clocked : Hız göstergesi. Süslü. Kronometre. Duvar saati. Duvar veya masa saati. Ulaştırmak. Masa saati. Saat. Taksimetre.

Dm : Alman markı. Decimeter (desimetre). Bir metrenin onda birine eşit olan uzunluk birimi.

Decimeter : Metrenin onda biri. Desimetre. Ondabir metre.

Evaluates : Değerlendirmek. Kıymet biçmek. Değerlendirmelerde bulunmak. Paha biçmek. Değerlendirmeye tabi tutmak. Değerlendirme yapmak. Değerlendirmeye almak. Kıymetlendirmek. Değer biçmek.

Apportion : Tevzi etmek. Pay etmek. Paylaştırmak. Tahsis etmek. Eşit olarak taksim etmek. Paylaştırma. Taksim etmek. Dağıtmak.

Quantify : Miktarını belirlemek. Nicelemek. Miktarını belirtmek. Niceliğini belirtmek. Miktar belirtmek. (miktar) ölçmek.

Gages : Kalibresini ölçmek. Rehin vermek. Tartmak.

Metes synonyms : metric linear unit, dkm, dekametre, dekameter, gaged, gauged, allocates, decameter, m, allocate, evaluate, distributes, decimetre, allot, evaluating, dam, apportioning, measure, apportions, metre, distribute, divide between, clock, mete, decametre, allocating, gaging, apportioned, gauge, evaluated, allocated, measures, allotting.