Mids türkçesi Mids nedir

  • Parçaal.
  • Orta.
  • Arasında.
  • Mid.
  • Ortadaki.

Mids ile ilgili cümleler

English: He fainted in the midst of his speech.
Turkish: Konuşmasının ortasında bayıldı.

English: Your gift was like discovery of an oasis in the midst of a desert.
Turkish: Hediyen bir çölün ortasındaki bir vahanın keşfi gibiydi.

English: Don't change horses in midstream.
Turkish: Yarı yolda asla taktik değiştirme.

English: Ali is the kind of person that, in the midst of disaster, always finds something to laugh about.
Turkish: Ali felaketin ortasında her zaman hakkında gülecek bir şey bulan kişi türüdür.

English: Seems we've got a rebel in our midst, eh?
Turkish: Eh, bizim aramızda bir asimiz var gibi görünüyor.

Mids ingilizcede ne demek, Mids nerede nasıl kullanılır?

Midsection : Göbek. Midseksiyon. Karın. Orta kısım.

Midship : Geminin ortası. Geminin ortasında olan. (araç) göbeği.

Midship frame : Mastori postası.

Midshipman : Deniz subay adayı. Deniz asteğmeni. Deniz harp okulu öğrencisi.

Midshipmen : Deniz harp okulu öğrencisi. Deniz asteğmeni. Deniz subay adayı.

Midsummer madness : Aptalca hareket.

Midsummer day : Yaz dönümü günü.

In the midst of : Ortasında. Kuşatılmış halde. Orta yerinde. Arasında.

Midstream : Nehrin ortası. Nehrin orta yeri.

 

Midships : Gemi ortası. Geminin ortasında. Geminin orta kısımları.

İngilizce Mids Türkçe anlamı, Mids eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mids ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mid : Ortasındaki.

Average : Ortalama düzey. Vasati. Kazanılan ve kaybedilen dönem ya da sayıların birbirine oranı. Ortalamasını almak. Futbol, bilgisayar, coğrafya, ekonomi, fizik, kimya, sosyoloji, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gemilerle taşınan malların deniz çalkantıları yönünden yitirime uğramalarında gerçekleşen olağanüstü giderler. Sayı farkı. Ortalamasını bulmak. Aritmetik ortalama. Sıradan.

Centripetal : Merkeze doğru yaklaşan. Özeğe dönük. Özekçil. Merkeze doğru olan. Santripetal. Sentripetal. Merkezcil. Ortaya çeken.

Amids : Ortasına. Arasına. Amit. Nişasta. Ortasında.

Centrals : Santral memuru. Belli başlı. Merkezi. Santral (amerikan ingilizcesi). Esas. Telefon santrali. Asıl. Telefon santralı. Santral memuru (amerikan ingilizcesi).

Centre point : Orta nokta. Merkez çekit. Göbek. Merkez nokta.

Between : İla. Ortasında. Arasına. Ortada. Aralarında. Arada. Araya.

In between : Ortada. İkisi arasında. Aralıkta. Aradan. Arada. Aralarında. Arada aradan. Arasındaki.

Center : Santra. Ortaya gelmek. Merkezde toplamak. Özek. Orta alan. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Merkez. Kubbe inşaat desteği. Merkez almak.

Overlook : Görmemezlikten gelmek. Farkına varmadan atlamak. Görmezlikten gelmek. Dikkate almamak. Gözünden kaçırmak. Hoşgörmek. Aldırmamak. Görmek. Affetmek. Atlamak.

 

Mids synonyms : want, dia, bosom, middle, centers, inter, lose, atween, c, amongst, betwixt, repent, central, in the midst of, bosoming, inters, centre, between and between, amid, bosoms, desire, interring, among, betweens, center point, bosomed, rue, avg, centrum, regret, amidst, in question.

Mids zıt anlamlı kelimeler, Mids kelime anlamı

Attend : Kulak vermek. Devam etmek. Beraberinde getirmek. Bakmak. İştirak etmek. İlgilenmek. Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Hazır bulunmak. Beklemek.

Overshoot : Hedeften öteye atmak. Aşma. Aşırı salınım. Aşırılığa kaçmak. İleriye atmak. Geçmek. Hedefi aşırmak. Çok hızlı gidip kaçırmak. Geçip gitmek.

Hit : Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan vücut bölgelerine savut namlusuyla dürtüşten ayrı bir biçimde vurma. ayrıca, bir deyim olarak, geçerli dürtüşlerin sayı olarak belirtilmesi. Dürtüş. Ulaşmak. Üzmek. Çarpmak. Rastgelmek. Çarpma. Vurulmak. Vuruş.

Mids antonyms : undershoot.