Minder nedir, Minder ne demek

  • İçi yumuşak bir malzeme ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte.
  • Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte
  • Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 santimetre kalınlığında, 9 metre çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

"Minder" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Derin bir düşünceyle kurulmuştu mindere / Saçlarından tutarak hemen devirdim yere" - F. N. Çamlıbel

Güreş terimi olarak anlamı:

Güreş karşılaşmalarında kullanılan, en az 10 cm. kalınlığında, plastik, kauçuk ya da benzeri bir nesneden yapılmış, bir örtüyle örtülmüş, üstüne 9 m. çapında bir çember çizilmiş olan ve çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.

Bilimsel terim anlamı:

Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, yeri ve düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan ortalama 1,5 x 2 m. boyutunda deri ya da kavuçuktan yapılmış şilte.

Yumrukoyuncularının bel, sırt, boyun, karın hareketlerini yaptıkları 1x2 m. alanında 0.20 m. yüksekliğinde minder.

İngilizce'de Minder ne demek? Minder ingilizcesi nedir?:

mat, matress

Minder anlamı, tanımı:

 

Minder çürütmek : Otururken yapılmış olan işlerle uzun yıllar uğraşmak. işsiz, güçsüz oturmak. bir yerde uzun süre oturmak.

Minder dışına atmak : Ortadan kaldırmak, silmek, kovmak.

Minderden kaçmak : Güreşte oyun sırasında minderin dışına çıkmak. güreşte oyuna katılmamak.

Erkan minderi : Ev ve konaklarda seçkin konukların oturması için yapılmış yer minderi.

Güreş minderi : Kapalı spor salonlarında güreşçilerin üzerinde güreştikleri, üstü yekpare kaplı olan kauçuk minder.

Köşe minderi : Köşeye yerleştirilmiş kabarık büyük minder.

Yer minderi : Yere serilerek üzerine oturulan yün, pamuk, sünger vb.yle doldurulmuş minder.

Yumuşak : Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Okşayıcı, tatlı, hoş. Sessiz, hafif. Kolaylıkla işlenebilen. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

Oturma : Kısa süre için konukluğa gitme. Oturmak işi.

Yarar : Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun. Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj.

Şilte : Üstünde oturulan, yatılan, içi yünle, pamukla doldurulmuş döşek.

Alıştırma : Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Alıştırmak işi. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

 

Atlama : Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı. Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma.

Minder dışı : Güreş minderinin üzerine çizilmiş ve içerisinde güreşilmesi gereken 9 m. çapındaki beyaz çemberin dışında kalan bölüm.

Minder dikişi : Dikişin dışta kalan iplik kısımlarının yara hattına paralel iç kısımda ise dikey olduğu ve ipliklerin yara dudaklarında bağırsak veya mide duvar katlarının hepsinden geçirildiği sürekli u dikişi, konnel dikişi.

Minder yönetmeni : Orta ve yan hakemlerinin çalışmalarını, verilen kararların doğruluğunu gözetleyen ve yönetmeliklere aykırı karar verildiği zaman düzelten yönetici.

Minderden kaçma : Zor karşısında bilerek minder dışına çıkma.

Mindere çıkmak : Osmanlı yönetim örgütünde, yazı işleri dairesinde bir göreve atanmak.

Minder ile ilgili Cümleler

  • Tom'un ofisinde bir minder koltuğu var.
  • Minderde oturmaktan bacaklarım ağrıyor.
  • Kanepedeki minderler koltuklardakilerle eşleşmiyor.

Diğer dillerde Minder anlamı nedir?

İngilizce'de Minder ne demek? : n. person who is in charge of someone or something, supervisor; (in Britain) adopted child; child that grew up in a foster home or orphanage

adj. small, little, minor, reduced, lesser in size; secondary, subordinate, weak, trivial

adj. less, lesser, inferior, minor

Fransızca'da Minder : tapis [le]

Almanca'da Minder : n. Heizkissen, Kissen, Matte

Rusça'da Minder : n. ковер (M), тюфяк (M), мат (M), матрас (M)