Misgave türkçesi Misgave nedir

Misgave ingilizcede ne demek, Misgave nerede nasıl kullanılır?

Misgive : Şüpheye düşürmek. Kuşkulandırmak.

Misgiven : Kuşkulandırmak. Şüpheli. Şüpheye düşürülmüş. Şüpheye düşürmek.

Misgiving : Vesvese. Şüphe. Endişe. Vehim. Kuruntu. Korku. Kaygı. Kuşku.

Misgivings : Korku. Kuşku. Kuruntu.

Misgovern : Kötü yönetmek. Kötü idare etmek.

Misgoverns : Kötü idare etmek. Kötü yönetmek.

Misguidance : Yanlış yönlendirmek.

Misguides : Kötü yola sevketmek. Yanlış yol göstermek. Saptırmak. Yanıltmak. Baştan çıkarmak. Azdırmak. Kötü yola sevk etmek. Yanlış yönlendirmek. Yanlış yola saptırmak.

Misgoverning : Kötü idare etmek. Kötü yönetmek.

Misgoverned : Kötü yönetmek. Kötü idare etmek.

İngilizce Misgave Türkçe anlamı, Misgave eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misgave ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balls up : Düzensizlik. Acemice iş. (britanya argosu) dağınıklık. Hata sonucu oluşan karışıklık. Dağınıklık. İçine sıçmak. Beceriksizlik.

Ballup : Piç etmek. İçine etmek. Karmakarışıklık. Hengame. İçine sıçmak.

Misunderstanding : Bir soru ya da sınarda yanıtlayıcının kişisel deneyim, bilgi ve ilgi alanı dışında kalan, özel anlamlı, uygun bağlam ve biçimde kullanılmayan sözcük, terim, deyim ve anlatımların beklenenden değişik anlaşılması. Anlaşmazlık. Anlaşamama. Geçimsizlik. Yanlış anlaşılma. Anlaşmamazlık. Yanlış anlama. Karışıklık.

 

Miscue : Hata. Yanlış vuruş yapma (bilardo). Dalgınlıkla yapılan hata. Yanlış.

Botch : Kötü yapılmış iş. Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Baştan savma yapılmış şey. Becerememek. Baştan savma yapmak. Yamalamak. Bozmak. Rezil etmek (bir işi). Kötü iş yapmak.

Foolishness : Budalalık. Ahmaklık. Enayilik. Hamakat. Aptallık. Mankafalık. Dangalaklık. Akılsızlık.

Foul up : Kirletmek. Berbat etmek. Bozmak. İçine sıçmak. Perişan etmek. Karışıklık. Rezil etmek. Dolaştırmak. Tıkanmak. Karmakarışık olmak.

Bungle : Karışıklık. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Acemice iş. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Büyük hata. Berbat etme. Bozmak. Beceriksizlik. Acemice iş yapmak. Bozma.

Oversight : Hata. Gözetim. Yanlış. İdare. Dalgınlık. Bakım. Unutkanlık. Yönetim. Dikkatsizlik. Kusur.

Error : Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Yanlış. Günah. Sayılamada dikkatsizlik ya da unutkanlık yüzünden hesaplama işlemlerinde, verilerin yorumlanmasında yapılan yanlışlık. Falso. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yanlışlık. Hata. Yanılgı. Dalalet.

Misgave synonyms : nonachievement, nonaccomplishment, betise, spot, imbecility, misgive, bloomer, call in question, boo boo, offside, cockup, slip, revoke, boner, distortion, flub, confusion, skip, incursion, folly, mix up, renege, blot, fuckup, misgiven, lapse, misestimation, fault, mess up, misreckoning, omission, miscalculation, pratfall.

 

Misgave zıt anlamlı kelimeler, Misgave kelime anlamı

Conception : Düşünce. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Algılanma biçimi. Kavram. Döllenmiş yumurtanın döl yatağına ulaşması, gebelik sürecinin başlaması, gebeliğin ana tarafından tanınmaya başlaması, konsepşın. Kavrama, anlama yetisi. görüş, anlayış. Fikir. Mefhum. Kavrama. Anlayış.

Reassure : Moral vermek. Tekrar sigortalamak. Güvenini tazelemek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Rahatlatmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Tekrar güven vermek. Güven vermek. Güvence vermek. Yeniden güven vermek.