Kuşkulandırmak nedir, Kuşkulandırmak ne demek

  • Kuşkuya düşürmek, kuşkulanmasına yol açmak, şüphelendirmek

"Kuşkulandırmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bütün bunlar hiç kuşkulandırmıyor mu seni?" - A. Ümit

Kuşkulandırmak anlamı, tanımı:

Kuşku : Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.

Düşürmek : Azaltmak. Görevi bıraktırmak. Değerini, fiyatını indirmek. Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak. Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak. Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek. Uğratmak. Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak.

Kuşkulanma : Kuşkulanmak işi, şüphelenme.

Açmak : Yakışmak, güzel göstermek. Ayırmak, tahsis etmek. Görünür duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Engeli kaldırmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yapmak, düzenlemek. Savaşla almak, fethetmek. Alanını genişletmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Geçit sağlamak. Beğenmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Yarmak. Ferahlık vermek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Alışverişi başlatmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak.

 

Şüphelendirmek : Kuşkulandırmak.

Diğer dillerde Kuşkulandırmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kuşkulandırmak ne demek? : v. misgive

Fransızca'da Kuşkulandırmak : inquiéter

Almanca'da Kuşkulandırmak : unruhig machen, argwöhnisch machen

Rusça'da Kuşkulandırmak : v. насторожить, смущать, смутить