Misheard türkçesi Misheard nedir

  • Yanlış işitmek.

Misheard ingilizcede ne demek, Misheard nerede nasıl kullanılır?

Mishear : Yanlış duymak. Yanlış işitmek.

Mishearing : Yanlış duymak. Yanlış işitmek.

Mishears : Yanlış duymak. Yanlış işitmek.

Be famished : İçi bayılmak. Acıkmak. Açlıktan imanı gevremek. Açlıktan gözü kararmak. Midesi kazınmak. Acından ölmek. Yüreği bayılmak. Kurt gibi acıkmak. Karnı zil çalmak. Çok acıkmış olmak.

Blemished : Lekelenmiş. Karalamak. Lekelemek. Lekeli. Bozulmuş. Güzelliğini bozmak. Bozmak.

Famished : Çok aç. Aç. Açlıktan ölen. Açlık çeken.

Unblemished : Lekesiz. Kusursuz. Özürsüz. Hatasız. Saf.

Blemishes : Lekelemek. Güzelliğini bozmak. Karalamak. Bozmak.

Skirmishers : Avcı. Avcı (askeri terim). Çatışan kimse.

Famishes : Açlıktan öldürmek. Aç kalmak. Açlıktan ölmek. Sıkıntıda olmak. Yokluk çekmek. Aç bırakmak. Açlık çekmek. Çok aç olmak. Açlıktan midesi kazınmak.

İngilizce Misheard Türkçe anlamı, Misheard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Misheard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lead : Bir oyunda birinci derecedeki rol. Başoyuncu. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Kurşundan yapılmış. Rehberlik etmek. Seyirci arasında ünlenmiş, bir oyunun uzun süre oynanmasını sağlayan, beğenilen oyuncu. baş oyuncu. Fazla tüketildiğinde zehirli etki yapan ağır bir metal. Baş rol. Öncülük etmek. İskandil.

 

Read : Eğitimini görmek. Eğitimi görmek. Yorumlamak. Göstermek. Okumak. Okunmak. Sökmek. Kıraat etmek. Anlamak. Okuma.

Mishears : Yanlış duymak.

Lead astray : Hedefi şaşırtmak. Baştan çıkarmak. Aklını çelmek. Ayartmak. Dalalete düşürmek. (birini) yoldan çıkartmak. Hedef şaşırtmak. Yoldan çıkarmak. Yanlış yönlendirmek. Bozmak.

Misguide : Azdırmak. Yanıltmak. Kötü yola sevketmek. Saptırmak. Yanlış yönlendirmek. Yanlış yola saptırmak. Kötü yola sevk etmek. Yanlış yol göstermek. Baştan çıkarmak.

Guide : Götürmek. Rehberlik etmek. Bir kurumda, bir uğraş dalında, bir kentte vb. çalışanların kimliklerini ve oturdukları yeri belirten danışma kitabı. bir kent, bir bölge ya da bir ülke vb. üstüne bilgi veren danışma kitabı. Kılavuz. Önderlik etmek. Öncülük etmek. Yönlendirmek. Kılavuz kitap. Kılavuzluk etmek. İdare etmek.

Direct : Kesin. Dosdoğru. Doğrudan. Aydınlatmak. Tereddütsüz. Atfetmek. İdare etmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Çevirmek. Direkt.

Misdirect : Yanlış yere göndermek. Yanlış yönlendirmek. Yanlış adrese göndermek. Yanlış yol göstermek. Jüriyi yanlış bilgilendirmek. Yanlış yola sokmak. Yanlış yön göstermek. Yanıltmak. Hedefi şaşırtmak. Hedef şaşırtmak.

Conduct : Yol göstermek. Yönlendirmek. Sesi iletmek. Rehberlik etmek. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. Kılavuzluk etmek. Yürütmek. Yöneltmek. Yönetmek. Gidiş.

 

Take : Yazmak. Avalanan hayvan miktarı. Alıntı. Tutma. Tutulan balık miktarı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alınan taş. Tutuş. Çekim. Çevirim eylemi.

Misheard synonyms : mishearing, mishear, scan.

Misheard zıt anlamlı kelimeler, Misheard kelime anlamı

Understate : Tefrit etmek. Küçümsemek. Hafife almak. Küçük söylemek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Olduğundan az göstermek.

Undeceive : Uyarmak. Gözünü açmak. Aklını başına getirmek. Uyandırmak. Bilgi vermek.