Read türkçesi Read nedir

  • Okuluna gitmek.
  • Anlamına gelmek.
  • Eğitimi görmek.
  • Okunmak.
  • Bakıp anlamak.
  • Kaydetmek.
  • Okumak.
  • Çıkarmak.
  • Eğitimini görmek.
  • Anlamak.
  • Sökmek.
  • Yorumlamak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Okuma.
  • Kıraat etmek.
  • Göstermek.
  • Çözmek.

Read ile ilgili cümleler

English: "Tom, do you know what kind of script this is?" "Probably Tibetan, but I can't read a bit of it."
Turkish: "Tom, bunun ne tür bir yazıt olduğunu biliyor musun?" "Muhtemelen Tibet, ama ondan bir parça okuyamıyorum."

English: "Teacher, have you read this book?" "Of course."
Turkish: "Öğretmenim, bu kitabı okudunuz mu?" "Tabii ki."

English: "Mom, you need to sign this." "Let me read it." "No, it's okay. You don't have to."
Turkish: "Anne, bunu imzalamalısın." "Onu okuyayım." Hayır, o tamam. Okumana gerek yok."

English: "Have you ever read a novel by Shakespeare?" "Shakespeare wrote a novel?"
Turkish: "Hiç Shakespeare tarafından yazılmış bir roman okudun mı?" "Shakespeare bir roman mı yazmış?"

English: A fortune-teller read my hand.
Turkish: Bir falcı elimi okudu.

Read ingilizcede ne demek, Read nerede nasıl kullanılır?

Read aloud : Yüksek sesle okumak. Sesli okumak.

Read authority : Okuma yetkisi.

Read back : Tekrar okumak.

Read between the lines : Kapalı anlamını keşfetmek. Bir yazıdaki kapalı anlamı keşfetmek. Denmek isteneni anlamak. Kapalı anlamı bulmak. Denilmek isteneni anlamak. Satır aralarını okumak. Altındaki anlamı çıkarmak. Gizli anlamı çıkarmak. Altında yatan anlamı anlamak. Kapalı anlamını bulmak.

 

Read data : Veri okuma. Veriyi oku. Veri okumak.

Read failure : Okuma hatası.

Read from cover to cover : Baştan başa okumak.

Read for the bar : Hukuk okumak.

Read design : Tasarım okuma. Tasarımı oku.

Read error : Okuma hatası. Okumada hata.

İngilizce Read Türkçe anlamı, Read eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Read ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chronicle : Vakayiname. Günlük tarih. Günlük. Olayların zaman sırasına göre yazılmış bulunduğu bir tür tarih yapıtı. Tarih. Kaydetmek (sırasıyla). Kroniğini çıkarmak. Vakayıname. Günün olayları.

Boil down to : Demek olmak. Olmak. Demeye gelmek. Özü olmak. -den ibaret olmak. İndirgenmek.

Appreciates : Değeri artmak. Değerini artırmak. Değerlenmek. Teşekkür borçlu olmak. Değer vermek. Değer biçmek. Fiyatını yükseltmek. Değerlendirmek. Değerini bilmek.

Disjointing : Ayrışık. Ek yerlerinden ayırmak. Yerinden çıkarmak. Parçalarına ayırmak. Parçalamak. Birleştiği yerden ayırmak. Ayırmak. Eklem yerinden ayırmak. Dağıtmak.

Skim over : Göz atmak. Göz gezdirmek. Çabuk ve üstünkörü okumak. Şöyle bir bakmak.

Attend school : Çalışma. Okula gitme. Okul okumak.

Actualise : Hayata geçirmek. Sonuçlandırmak. Tahakkuk ettirmek. Yaşama sokmak. Gerçekleşmek. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Yaşama geçirmek. Hayata sokmak. Gerçekleşmesini sağlamak.

Accelerator key : Hızlandırıcı tuş. Kısayol tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlı erişim tuşu. İvmelendirme tuşu. Hızlandırma tuşu.

 

Connotate : Çıtlatmak. Çağrıştırmak. İma etmek. Üstü kapalı söylemek. İfade etmek. Demek istemek.

Connote : İfade etmek. Demeye gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Akla getirmek. Delalet etmek. Demek istemek.

Read synonyms : speech read, access key, appreciate, interpret, abnormal end, disjoints, demounting, demonstrates, announces, amounting, reproduction, sing, study, commenting, check in, absorb, abort, apprehends, construe, bare, decodes, enlist, connoting, abort sequence, access control, calendar, blankest, disassemble, abstract, blank, perusal, disassembling, detaching.

Read zıt anlamlı kelimeler, Read kelime anlamı

Lack : Olmamak. Olmayış. -sizlik çekmek. -e sahip olmamak. İhtiyacı olmak. -den yoksun olmak. -sizlik. Eksiklik. Yoksun kalmak. Eksik olmak.

Contraindicate : Tedavinin uygun olmadığını göstermek. Kontrendike.

Read ingilizce tanımı, definition of Read

Read kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To give advice or counsel. Counsel. [Bakınız: Rede]. Advice. Maxim. Rennet. See 3d Reed. Hence, word. Versed in books. To advise. Sentence. Saying. Instructed or knowing by reading. Learned. To counsel.