Read aloud türkçesi Read aloud nedir

  • Sesli okumak.
  • Yüksek sesle okumak.

Read aloud ile ilgili cümleler

English: Don't read aloud, read to yourself.
Turkish: Yüksek sesle okumayın, içinizden okuyun.

English: The teacher has the text read aloud.
Turkish: Öğretmen metni sesli okutur.

Read aloud ingilizcede ne demek, Read aloud nerede nasıl kullanılır?

Read : Kaydetmek. Çıkarmak. Okumak. Okuluna gitmek. Okuma. Sökmek. Eğitimini görmek. Okunmak. Anlamına gelmek.

Aloud : Yüksek sesle. Bağırarak.

Read authority : Okuma yetkisi.

Read back : Tekrar okumak.

Read between the lines : Satır aralarını okumak. Saklı anlamı bulmak. Altındaki anlamı çıkarmak. Gizli anlamı çıkarmak. Bir yazıdaki kapalı anlamı keşfetmek. Kapalı anlamını bulmak. Denmek isteneni anlamak. Kapalı anlamını keşfetmek. Denilmek isteneni anlamak. Altında yatan anlamı anlamak.

Read data : Veri okuma. Veriyi oku. Veri okumak.

İngilizce Read aloud Türkçe anlamı, Read aloud eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Read aloud ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call off : Durdurmak. Son vermek. İptal etmek. Yasaklamak. Durma emri vermek. Söylemek. Sınırlamak. Geri çağırmak. Feshetmek.

Declaim : Hararetle konuşmak. Bağırıp çağırmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Nutuk çekmek. Resmi bir şekilde söylemek. Söylev vermek. Yüksek sesle söylemek. Yüksek sesle konuşmak. Heyecanlı konuşma yapmak.

 

Spouted : Akıtacaklı. Püskürtmek. Fışkırmak. Ezbere okumak. Fışkırtmak. Heyecanla okumak. Tumturaklı konuşmak. Püskürmek.

Called off : Sona erdirmek. Feshetmek. Durma emri vermek. Son vermek. Listeden yüksek sesle okumak. Yasaklamak. Durdurmak. Söylemek. İptal etmek.

Declaimed : Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Söylev vermek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Resmi bir şekilde söylemek. Bağırıp çağırmak. Nutuk çekmek. Hararetle konuşmak. Yüksek sesle konuşmak.

Declaims : Yüksek sesle söylemek. Bağırıp çağırmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Resmi bir şekilde söylemek. Söylev vermek. Yüksek sesle konuşmak. Heyecanlı konuşma yapmak. Nutuk çekmek. Hararetle konuşmak.

Declaiming : Nutuk çekmek. Söylev vermek. Resmi bir şekilde söylemek. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Hararetle konuşmak. Yüksek sesle konuşmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Bağırıp çağırmak.

Spouts : Püskürmek. Fışkırtmak. Fışkırmak. Püskürtmek. Hararetli bir biçimde konuşmak. Cafcaflı bir şekilde söylemek. Havalı bir şekilde maval okumak. Ezbere okumak. Tumturaklı konuşmak.

Call out : Devreye sokmak. Bağırarak söylemek. Çağırılmak. Bağırmak. Seslenmek. Düelloya davet etmek. (dikkat çekmek için) bağırmak. Yardıma çağırmak. Çağırmak. Söylemek.

Spout : Fışkırtmak. Cafcaflı bir şekilde söylemek. Püskürmek. Ezbere okumak. Tumturaklı konuşmak. Havalı bir şekilde maval okumak. Heyecanla okumak. Fışkırmak. Hararetli bir biçimde konuşmak.

Read aloud synonyms : read out.