Spouted türkçesi Spouted nedir

Spouted ingilizcede ne demek, Spouted nerede nasıl kullanılır?

Spouter : Fışkıran petrol kuyusu. Çenesi kuvvetli. Çenesi düşük. Lafebesi. Tumturaklı konuşan kimse. Su fışkırtan balina.

Spouters : Çenesi düşük. Tumturaklı konuşan kimse. Fışkıran petrol kuyusu. Lafebesi. Su fışkırtan balina. Çenesi kuvvetli.

Spout hole : Balinanın su fışkırtma deliği.

Sand spout : Çöl fırtınası. Çöl kasırgası.

Up the spout : Bozuk para gibi harcanmış. Kaybolmuş. Heba olmuş. Perişan. Harap olmuş. Mahvolmuş. Rehinde. Karnı burnunda. Hamile. Boşa gitmiş.

Spout : Havalı bir şekilde maval okumak. Püskürmek. Heyecanla okumak. Yüksek sesle okumak. Ezbere okumak. Fışkırmak. Tumturaklı konuşmak. Fışkırtmak. Cafcaflı bir şekilde söylemek. Püskürtmek.

Spouse : Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda ortak oynayan iki kişiden her biri. Eş. Koca veya karı. Kuma. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. Karı kocadan her biri. Karı. Karı ya da koca. Hayat arkadaşı.

Spousals : Evlenme. Nikah.

Spousal : Evlilik. Nikaha ait. Eş. Evlenme. Nikah. Evlilikle ilgili.

 

Spouse name : Eş adı. Eşinin adı. Eşinizin adı.

İngilizce Spouted Türkçe anlamı, Spouted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spouted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eject : Boşaltmak veya deşarj etmek. Çıkartmak. Dışarı atmak. Kovmak. Atmak. Kapı dışarı etmek. Çıkarmak. Defetmek. Fırlatmak.

Belched : Çıkarmak duman. Fırlatmak. Duman çıkarmak. Çıkarma. Çıkarmak (duman). Geğirmek. Geğirti.

Atomising : Atomlara ayırmak. Atom bombası atmak. Püskürtme. Atomize etme.

Dash : Kısa çizgi. Hayal kırıklığına uğratmak. Çarpmak. Karalamak. Yıkmak. Atmak. Düş kırıklığina uğratmak. Fırlatmak.

Relative : Bağıntılı. Özdeş türden başka bir şeyle karşılaştırılarak ölçülen ya da değerlendirilen (nicelik). Yakın. İlgi zamiri. Bağıl. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlişkin. İlgili. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. Nispi.

Burst : Boşanmak (gözyaşı). Patlatmak. Ortaya çıkmak. Çatlamak. Patlak. Patlak vermek. Patlama. Had safhaya gelmek. İnfilak etmek.

Declaim : Resmi bir şekilde söylemek. Söylev vermek. Bağırıp çağırmak. Yüksek sesle konuşmak. Nutuk çekmek. Hararetle konuşmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle söylemek. Heyecanlı konuşma yapmak.

Honeymooner : Balayına çıkan. Balayında olan. Balayı yaşayan.

Man and wife : Karı koca.

Newlywed : Yeni evli.

Spouted synonyms : monogynist, domestic partner, spouse equivalent, spousal equivalent, atomized, emanates, ill natured, jet, ejaculated, protrude, comminute, pontificates, spewed, erupting, polygamist, eructate, spews, erupts, atomizes, spout, atomise, atomises, braird, spew, gush, blew, bigamist, significant other, husband, blow, recites, call out, erupt.

 

Spouted zıt anlamlı kelimeler, Spouted kelime anlamı

Husband : Erkek. Eş. Refik. Koca. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. İdare etmek. Hayat arkadaşı. Zevç. İdareli kullanmak. Efendi.

Wife : Refika. Eş. Karı. Bayan. Kan. Zevce. Hatun. Kocanın eşi. Hanım.

Good natured : Hoşgörülü. İyi huylu. Babacan. Yumuşak. Yardımsever.