Spouter türkçesi Spouter nedir

Spouter ingilizcede ne demek, Spouter nerede nasıl kullanılır?

Spouters : Lafebesi. Çenesi düşük. Fışkıran petrol kuyusu. Tumturaklı konuşan kimse. Su fışkırtan balina. Çenesi kuvvetli.

Spouted : Fışkırmak. Fışkırtmak. Püskürmek. Heyecanla okumak. Püskürtmek. Akıtacaklı. Yüksek sesle okumak. Tumturaklı konuşmak. Ezbere okumak.

Spout hole : Balinanın su fışkırtma deliği.

Sand spout : Çöl fırtınası. Çöl kasırgası.

Up the spout : Heba olmuş. Boşa gitmiş. Rehinde. Kaybolmuş. Hamile. Mahvolmuş. Bozuk para gibi harcanmış. Perişan. Harap olmuş. Karnı burnunda.

Downspout : Yağmur iniş borusu. Yağmur suyu iniş borusu. Yağmur borusu. Yağmur oluğu. Yağış sularını çatıdan alarak aşağıya taşıyan boru. İniş borusu. Suyu çatıdan yeryüzüne yönlendiren boru.

Spouse name : Eş adı. Eşinin adı. Eşinizin adı.

Spout : Tumturaklı konuşmak. Fışkırtmak. Hararetli bir biçimde konuşmak. Fışkırmak. Ezbere okumak. Havalı bir şekilde maval okumak. Cafcaflı bir şekilde söylemek. Yüksek sesle okumak. Heyecanla okumak. Püskürmek.

Waterspouts : Drenaj kanalı. Sağanak yağış. Oluk. Sağanak. Tornado veya hortum nedeniyle suyun kabarması ve yukarı çekilmesi. Hortum. Su hortumu. Deniz hortumu. Suyun aktığı musluk. Şiddetli ve ani yağmur.

 

Spouting : Dökülen. Fışkıran. Sıçrayan. Fışkırma. Püskürme. Akan.

İngilizce Spouter Türkçe anlamı, Spouter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spouter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oiler : Yağcı. Denizde ikmal gemisi. Yağlayıcı. Gresör. Yağdanlık. Makinaları yağlayan kimse veya şey. Petrol kuyusu (konuşma dili). Yakıt taşıyan gemi.

Blabs : Boşboğaz. Boşboğazlılık. Sır vermek. Boşboğazlık etmek. İspiyonlamak. Gevezelik etmek. Açığa vurmak. Geveze. Ağzından kaçırmak.

Scandalmonger : Dedikoducu kimse. Dedikoducu. Lafçı.

Chatterer : Dırdırcı. Farfaracı. Geveze.

Praters : Geveze.

Gusher : Sevgi gösterisinde bulunan tip. Ham petrolün pompalanmadan fışkırdığı petrol kuyusu. Fışkıran kuyu. Abartılı davranan kimse.

Chattier : Carcar. Konuşkan. Dilbaz. Goygoycu. Geveze. Ağzı laf yapan. Çenebaz. Lakırdıcı. Konuşma biçiminde.

Babbler : Boşboğaz (argo terim). Boşboğaz. Dedikoducu. Geveze. Geveze kimse. Çağlayan. Ötleğen (argo terim). Çalçene.

Blabbed : Boşboğazlılık. Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Geveze. İspiyonlamak. Açığa vurmak. Boşboğaz. Gevezelik etmek. Sır vermek.

Spouter synonyms : spouters, oil well, magpie, gasbag, babblers, blab, chatty, lippy, blabbing, chattiest, magpies, long winded, gasbags, gushers, chatterboxes, prater, twaddler, chatterers, whale, chatterbox, garrulous.

Spouter ingilizce tanımı, definition of Spouter

Spouter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, spouts.