Mitigant türkçesi Mitigant nedir
- Hafifletici.
- Gevşetici.
- Yatıştırıcı.
Mitigant ingilizcede ne demek, Mitigant nerede nasıl kullanılır?
Mitigable : Azaltılabilir. Hafifletilebilir. Yatıştırılabilir.
Mitigable causes : Hafifletici sebepler.
Mitigate : Azaltmak. Cezayı azaltmak. Yatıştırmak. Cezayı hafifletmek. Hafifletmek.
Mitigated : Azaltmak. Yatıştırmak. Yatıştırılmış. Hafifletmek.
Mitigates : Yatıştırmak. Cezayı azaltmak. Hafifletmek. Azaltmak. Cezayı hafifletmek.
Mitigative : Yatıştırıcı.
Unmitigated : Azalmamış. Katıksız. Dinmeyen. Tam anlamıyla. Tam. Daniska. Hafiflemeyen. Hafiflememiş.
Immitigable : Daha az ağır hale getirilemez. Dindirilemez. Hafifletilemez. Yatıştırılamaz.
An unmitigated liar : Tam bir yalancı.
Mitigating : Yatıştırma. Hafifletme (risk vb). Gevşetici. Yatıştırmak. Tahfif edici. Yatıştırıcı. Hafifletmek. Hafifletici. Azaltmak.
İngilizce Mitigant Türkçe anlamı, Mitigant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mitigant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ataractics : Ataraktikler. Yatıştırıcı ilaç. Ataraksik. Ataraktik. Sakinleştirici ilaç. Sakinleştirici. Trankilizanlar veya nöroleptiklere verilen genel ad.
Appeasers : Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı.
Relaxing : Gevşeme. Yumuşatıcı. Dinlendirici. Rahatlatıcı. Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu. Gerginlik giderici. Dinlendiren. Relaksan. Huzur veren.
Alleviant : Yatıştıran bir şey. Dindirici.
Plaintiff : Şikayetçi. Davacı. Müşteki. Dava eden. Müddei.
Apologise : Affını rica etmek. Üzüntüsünü bildirmek. Özür dilemek. Af dilemek. Bir kimsenin hareketlerinden dolayı üzüntüsünü belirtmek (apologize kelimesinin alternatif yazılışı).
Ataractic : Sakinleştirici ilaç. Ataraktik. Ataraksik. Kaygısız. Sakinleştirici. Huzurlu. Yatıştırıcı ilaç.
Suspect : Şüpheli. Değerinden şüphe etmek. Tahmin etmek (bir şeyin olacağını). Sanmak. -den şüphelenmek. Zanlı. Kuşkulanmak. Şüphe duymak. Sanık. Şüphelenmek.
Extenuatory : Azaltıcı. -'ın ciddiyetini azaltan (bir faaliyetin veya suçun). İncelten (arkaik). Küçülten.
Palliatives : Geçici çare. Geçici. Hafifletici şey. Hafifletici (hastalık). Oyalayıcı. Palyatif. Özür kabilinden.
Mitigant synonyms : prevailing party, plaintiff in error, complainant, slackers, filer, anodynes, alleviators, reducing, apologize, anodyne, justify, excuse, mitigating, allayers, laxative, rationalize, attenuant, solvent, appellant, rationalise, appeasing, palliate, palliative, allayer, lightening, alleviatory, party, defendant, extenuating, soothing, slacker, litigator, slackening.
Mitigant zıt anlamlı kelimeler, Mitigant kelime anlamı
Plaintiff : Müşteki. Şikayetçi. Davacı. Müddei. Dava eden.
Defendant : Zanlı. Davalı. Maznun. Müddeialeyh. Müdafi. Sanık.
Unaggressive : Agresif olmayan. İddaasız. Kendine çok güvenmeyen. Kavgacı olmayan. Saldırgan olmayan. Öne çıkmaya çalışmayan.
Mitigant ingilizce tanımı, definition of Mitigant
Mitigant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Lenitive. Tending to mitigate. Mitigating.

Bu kısımda Mitigant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mitigant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mitigant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mitigant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.