Mobile law türkçesi Mobile law nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Devingen yasa.
  • Herhangi bir düzenin belli bir koşulunun kendinden sonra gelen bütün koşulları kesinlikle belirlemesini, böylece başlangıçtaki koşulların bilinmesi durumunda daha sonraki gelişmelerin önceden kestirilmesini sağlayan bir nedensellik bağlantısı biçimi.

Mobile law ingilizcede ne demek, Mobile law nerede nasıl kullanılır?

Mobile : Değişken (fikir). Akışkan. Yer değiştirebilen. Devinimli. Cep tel. Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Dengede hareket düzeni. Mobil. Hareket eden.

Law : Nizam. Hukuk. Adalet. Sakçı. Yasa. Kaide. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. İlke. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları.

Mobile antenna : Gezgin anten.

Mobile balance sheet : Gelir ve yitirce sayışmalarının kaynak ve dallarını ayrıntıları ile kapsayan ve içine alan dengelem. Devinsel dengelem.

 

Mobile belt : Yerkabuğunun yapısal biçim değiştirmelerine elverişli, genel olarak uzun olan bir bölgesi. Hareketli bölge. Devingen kuşak.

Mobile control room : Yayın aracı. Naklen yayın aracı. Yaym aracı.

İngilizce Mobile law Türkçe anlamı, Mobile law eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobile law ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı.

Acculturation : Kültür etkileşimleri. Kültürel uyum. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme.

Aesthetic : Güzelduyu. Estetik. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Bedii.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

Alienation : Devir. Yabancı emek. Uzaklaşma. Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aralarını açma. Dengesizlik. Soğutma.

 

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Mobile law synonyms : abilities, affection, adjustment in marriage, age group, agnation, acclimatation.