Mobilisation türkçesi Mobilisation nedir

  • Taşınma.
  • Nakil.
  • Seferber edilme.
  • Seferberlik.
  • Bir ülkenin silahlı kuvvetlerini sefer durumuna getiren, ülkenin ekonomisini ve yönetimini savaş gereklerine uyacak biçime sokan hazırlık ve önlemlerin tümü.
  • Mobilizasyon.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Harekete geçirme.
  • Seferber etme.
  • Nakletme.
  • Akışkanlık.

Mobilisation ingilizcede ne demek, Mobilisation nerede nasıl kullanılır?

Economic mobilisation : Olağanüstü durumlarda halkın yaşam güvenliğini korumak, zor dönemleri aşmak ve üretim yetersizliğini ortadan kaldırmak gibi amaçlarla ülke kaynaklarının belirli alanlara yönlendirilmesi. İktisadi seferberlik.

Demobilisation : Asker terhisi. Demobilizasyon. (britanya ingilizcesi) terhis olma. Terhis. Bir ordunun dağıtılması (demobilization olarak da yazılır). Seferberliği kaldırılma. Tasfiye. Seferberliğin sona ermesi. Terhis edilme. Seferberliğin bitmesi.

Immobilisation : Madeni veya kağıt paraların tedavülden çekilmesi (immobilization olarak da yazılır). Kımıldayamaz hale getirme. Hareketini sınırlama. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılma. Hareket yeteneği yitimi. Bağlama. Hareketsizleştirme. Sabitleme. İmmobilizasyon. Hareketsiz hale getirme.

Lipomobilisation syndrome : Lipomobilizasyon sendrom. Yağlı inek sendromu.

İngilizce Mobilisation Türkçe anlamı, Mobilisation eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Mobilisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actuation : Çalıştırma. Aktivasyon veya etkinleştirme. Tahrik. İşletme. Gerçekleşme.

Campaigns : Kampanyalar. Savaş. Mücadele. Kampanya. Sefer.

Haulage : Karayolu taşıması. Taşıma. Nakliye ücreti. Çekiş. Çekme. Nakliye vergini. Karayolu taşıma ücreti. Çıkarma. Nakliye.

Mobilization : Harekete gelme veya getirme.

Expressing : Dışavurum. Telaffuz. Dile getirme. İfade etme. İletme. İletişim. Söyleyiş.

Archon : Yönetici. Hükümdar. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Arhont. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan).

Gathering : Büzgü. Meclis. Şiş. Toplantı. Toplayıcılık. Topluluk. Biriktirme. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. Çıban. Toplanma.

Drayage : Bir yük arabası üzerinde taşıma işi. Bir yük arabası üzerinde taşıma ücreti. Yük arabası ile taşıma. Yük arabası ücreti. Ağır yük arabasıyla taşıma. Ağır yük arabasıyla yük taşıma ücreti.

Militarization : Askerileştirme. Askerileşme.

Conveyances : Araç. Devretme. Sevk. Gönderme. Aktarım. Taşıma. Bilgi. Terk.

Mobilisation synonyms : remilitarisation, autocracy, commentary, remilitarization, conscription, setting to motion, barricade, liquidness, archives, portage, invigoration, fluidities, mobilities, communication, actuating, economic mobilisation, axis powers, conveying, armistice, ingrafting, enacting, muster, barbary, lation, activation, mobility, carrying, moving, assembly, fluidity, transportation, equipping, forwarding.

 

Mobilisation zıt anlamlı kelimeler, Mobilisation kelime anlamı

Demobilization : Terhis. Tasfiye. Seferberliğin sona ermesi. Demobilizasyon. Seferberliğin bitmesi. Asker terhisi.

Disarmament : Silahları azaltma. Silahsızlanma. Silah bırakma. Silahları bırakma. Zararsız hale getirme. Silahsızlandırma.

Disarming : Dost kazandırıcı. Kendini sevdiren. Yatıştıran. Yatıştırıcı. Uzlaştırıcı. Zararsız hale getiren.

Mobilisation antonyms : disassembly.