Modulo türkçesi Modulo nedir
- Ölçke.
- Modülo.
Modulo ingilizcede ne demek, Modulo nerede nasıl kullanılır?
Modulo computation : Modüle hesaplama. Ölçekli hesaplama. Ölçkeli hesaplama.
Modulo counter : Modüle sayaç. Ölçkeli sayaç. Ölçekli sayaç.
Modulo n : N-kalıntılı. N-ölçekli. N-ölçkeli.
Equivalence class modulo m : Modulo m denlik sınıfı.
Modul : Modül.
Modulate : Ayarlamak. Hafifleştirmek. Kiplemek. Bir tondan başka bir tona geçmek. Değiştirmek. Ses perdesini gereğine göre değiştirmek (konuşma ve şarkı söylemede). Yumuşatmak (sesi). Sesini değiştirmek. Sesi ayarlamak.
Modularise : Birimlere ayrıştırmak.
Modularity : Modülerlik. Modülerite. Birimsellik.
Modular group : Ölçken grup. Modüler grup.
Modulated : Modüle. Ayarlanmış. Niteliği değiştirilmiş. Sesini değiştirmek. Sesi ayarlamak. Hafifleştirmek. Kiplenik.
İngilizce Modulo Türkçe anlamı, Modulo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Modulo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Framework : Karkas. Kafes. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. Esas yapı. İskelet. Çatı. Taslak. Yapı. İskelet (binaya ait). Kadro.
Theory : Teori. Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlilik ve güvenilirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni. Kuram. Bilgisayar, eğitim, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir sonucu ilgilendiren düşüncelerin tümü, düşünce alanında kalan bilgi ve bu bilginin temel ve kuralları. Bilimsel bilgilerden türetilen ve gerçeklenmeye açık olmakla birlikte henüz gerçeklenmemiş olan bilgiler dizgesi, bk. kurmaca. Nazariye. Düşünce alanında kalan bilgi ve bu nitelikteki bilginin bilimsel temel ve kuralları. gözlem konusu olan bir sınıf olay ve ilişki üzerinde yapılan deneyler sonucu doğruluğu hemen hemen kesinleşen yöntemli açıklama. Özdeğin , araştırma sınırları içindeki tüm nitel ve nicel ilişki, durum ve devinimlerinin, gözlem, varsayım, deney ve yasalarla belirlenen bilgileri üzerine düşünsel olarak kurulan genel düzenleme.
Computer simulation : Bilgisayarda yapılmış örnek alınmış olay veya durum yaratma. Bilgisayar simülasyonu. Bilgisayar benzeşimi. Bilgisayar benzetimi. Bilgisayarla benzetim. Bilgisayar simülatör.
Sort : Çözümlemek. Sıralamak. Öğeleri, belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak. ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez; öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir, bk. sıralamak. Bölümlemek. Tip. Çeşit. Ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden). Kimse. Ayırmak. Tasnif etmek.
Hypothesis : Gözlemlenen olaylar ya da olay kümeleri arasında olası görülen, ama daha tanıtlanmamış olan ilişkileri dile getiren önerme. Denence. Olgular arasında neden-sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yoluyla sınanacak olan öngörü. Kuramsal. Varsayım. Ekonomi, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kaziye. Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. Araştırmanın başlangıcında henüz doğruluğu veya yanlışlığı kestirilemeyen bir öneri veya ön beklenti. Hipotez.
Variety : Tür. Salam. Çeşitleme. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey; ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Çeşit. Biyoloji, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şov. Ait olduğu türden çok ufak farklarla ayrılan birey, ait olduğu belirli bir grup organizmadan görev ve yapı karakterleri bakımından ayrılan bir organizma. Farklılık. Varyete.
Form : Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Şekil. Şekillendirmek. Yapmak. Düzenlemek. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Davayı gören yargılık. Geliştirmek. Bilgi belgesi. Parmak ekzostozları.
Possibility : Olanak. Kapı. Olurluk. Olasılık. Olanaklılık. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. İhtimal. Olabilirlik. İmkan.
Simulation : Benzeme. Gerçeğin yanlış beyan olunması. Fiziksel ya da soyut bir dizgenin davranış özelliklerinin başka bir dizgenin davranışlarıyla gösterimi, örn. (a) fiziksel olayların bilgisayarca yapılan işlemlerle gösterimi, (b) bir bilgisayarın işlemlerinin başka bir bilgisayarınkilerle gösterimi. Taklit. Simulasyon. Eksik denetimli deneyleme düzenlerinin eksik aşamalarını varmış sayarak tam denetimli deneyleme biçimine dönüştüren sayılgılı bütünleme. Simülasyon. Kendini hasta gösterme. Doğabilimsel bir yapının özelliklerini ve uzbilimsel davranışını başka ibir yapı ile gösterme. Danışık.
Kind : İyiliksever. Nazik. Kısım. Cins. Müşfik. İyi. İnce. Yürekten. Tip. Candan.
Modulo synonyms : string theory, copernican system, ptolemaic system, m theory, stochastic process, theoretical account, mean sun.
Modulo zıt anlamlı kelimeler, Modulo kelime anlamı
Abnormal : Olağandışı. Uygun olmayan. Normal dışı, anormal. Düzensizlik. Anormal. Sapkın. Gayrinormal. Olağanüstü. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık.

Bu kısımda Modulo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Modulo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Modulo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Modulo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.