Monists türkçesi Monists nedir

Monists ingilizcede ne demek, Monists nerede nasıl kullanılır?

Demonists : Şeytana tapan kişi.

Monist : Monizm yanlısı.

Monistic : Monizme ait.

Demonist : Şeytana tapan kişi.

Harmonist : Kompozitör. Müzik kompozitörü. Ses bilgini. Uyum kurallarını çok iyi bilen kimse. Müzikal armoni yapan kişi. Benzerlik ve farklılıkları göstermek üzere incil'den uygun düşen pasajları düzenleyen okumuş kimse. Armoni bileni.

Admonishes : Tembih etmek. İhtar vermek. Nasihat vermek. Öğüt vermek. İhtar etmek. Kulağını bükmek. Azarlamak. Uyarmak. Nasihat etmek. Kulağını çekmek.

Admonishment : Sitem etme. Öğüt verme. Sitem. Kınama. Uyarma.

Monism : Olay ve süreçleri tek etkene ya da nedene dayanarak açıklama yaklaşımı. Tekçilik. Monizm. Bircilik.

Monish : Uyarmak.

Monisms : Tekçilik. Birlik felsefesi. Monizm. Bircilik.

İngilizce Monists Türkçe anlamı, Monists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Merchandiser : Satıcı. Tacir.

Hatter : Şapkacı.

Damp : Yavaşlatmak. Islak. Nemli. Durdurmak. Rutubetli. Hafifçe ıslatmak. Gücünü azaltmak. Sindirmek. Söndürmek. Rutubet.

Maker : Bono imzalayan kimse. Yapan. Yaratan. Yapımcı. Keşideci. Yapıcı. Fail. İmzalayan kimse. İmalatçı.

 

Shaper : Planya tezgahı. Frezeci. Şapka kalıbı. Vargel tezgahı. Planyacı. Eğeleme mengenesi. Şekil verici. Vargel.

Merchant : Tecimsel işlerle uğraşan kişi. Dükkancı. Tüccar. Ticari. Alvercilik yapan. Tacir. Satıcı. Tecimen. Ticaretle iştigal eden kimse. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Wet : İçki. Nem. Kurumamış boya. Yağmurlu. Islak. Islanmak. Yağmur. Yağmurlu hava. Rutubet. İsteksiz kimse.

Hatmaker : Şapkacı. Kadın şapkacısı. Meslek olarak şapka üretimi yapan kimse.

Milliner : Şapkacı (kadın). Tuhafiyeci. Şapkacı. Kadın şapkacısı.

Monists synonyms : monist, dampish.

Monists zıt anlamlı kelimeler, Monists kelime anlamı

Dry : Kurutmak. Kurak, tuzlu, tarıma elverişsiz topraklarla ilgili nitelik. Kurumak. Sütten kesilmek. Sıkıcı. Kurumuş. Kurulamak. Kurak. Sütü kesilmek. Sek.

Pluralism : Plüralizm. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Çoğulluk. Çoğulculuk. Pluralizm. Birden fazla makamı olma (din). Çokçuluk. Çoğul olma. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü.