Monitoring band türkçesi Monitoring band nedir

  • Aralıkta yönetimli dalgalanma.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Döviz kurunun, seçilmiş iktisadi göstergelere ve özellikle ödemeler dengesindeki gelişmelere göre belirlenen sabit bir değerin etrafında geniş sınırlar içinde dalgalandığı sınırların aşılması durumunda hükümetin müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.

Monitoring band ingilizcede ne demek, Monitoring band nerede nasıl kullanılır?

Monitoring : Dinleme. Bir sesin, seslendirme ya da okuma sırasında, denetim amacıyla izlenmesi. ses kaynağından çıkan sesin izlenmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzlemek. Gözlemek.

Band : Frekans bandı. Bando. Tenis, bilgisayar, fizik, gitar, uzay, kimya, madencilik, masa tenisi, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka. Çete. Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk. Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça. Ses frekansı aralığı. Orkestra. Sargı.

Monitoring amplifier : Dinleme yükselteci. İzleme kuvvetlendiricisi.

Monitoring antenna : Dinleme anteni.

Monitoring software : Gözetim yazılımı. Gözleme yazılımı. Gözcü yazılım.

Monitoring station : Gözleme bilgisayarı. Kontrol dinleme istasyonu. İzleme istasyonu.

 

İngilizce Monitoring band Türkçe anlamı, Monitoring band eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monitoring band ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Monitoring band synonyms : ability rent, abnormal budget receipts, a change in demand, a group shares, abnormal budget expenditures, a change in individual demand.