Monoclinic system türkçesi Monoclinic system nedir

  • Eşeğimli dizge.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Eksenlerin ikisi eğik, üçüncüsü bunlara dik olan kristal dizgesi (a, b, c; beta.) a. bk. kristal dizgeleri.
  • Monoklinal sistem.

Monoclinic system ingilizcede ne demek, Monoclinic system nerede nasıl kullanılır?

Monoclinic : Her çiçekte stamenlerin ve pistilin bulunması. aynı hifa üzerinde gelişen anteridyum ve oogonyuma sahip olma. Monoklin.

System : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Usul. Katman. Yapı. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Yöntem. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Düzen. Evren.

A nary numeration system : A-lı sistem.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Absolute stability of a linear system : Doğrusal bir dizgenin mutlak kararlılığı.

Absolute stability of a system : Bir dizgenin mutlak kararlılığı.

İngilizce Monoclinic system Türkçe anlamı, Monoclinic system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monoclinic system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abyss : Varta. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Abis. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Boşluk. Tamu. Dibi olmayan çukur. Hufre. Derinlik.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

Absolute age : Salt yaş. Mutlak yaş. Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Algonkian : Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen.

Acrozone : Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı.

 

Abrasive power : Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Monoclinic system synonyms : abysal environment, adventive cone, absolute chronology, acid fumarole, alcalic fumarole, after shock.