Monogenic türkçesi Monogenic nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Tek bir genle kontrol edilen. hepsi aynı eşeyde olan bireyler meydana getiren.
- Monogenik.
Monogenic ingilizcede ne demek, Monogenic nerede nasıl kullanılır?
Monogenic mrna : Monogenik mrna. Tek sistronlu mrna.
Hormonogenic : Hormonogenik. Hormonun oluşumuyla ilgili olan. Hormonojenik.
Monogenism : Monojenizm.
Monogeneric : Monogenerik. Sadece bir cinsi bulunan taksonlar. Tekcinsli.
Monogenesis : İnsanların aynı soydan geldiği inancı. Tüm canlıların tek hücreden oluştuğu kuramı.
Monogastric : Tek mideliler. Tek veya basit mide sistemine sahip olan köpek, domuz vb. hayvanlar, ruminant olmayanlar. Monogastrik.
Monogenetic : Monogenetik. Monoksen. Hayat devirlerini tek bir konak içinde tamamlayan parazitler.
Monogamist : Tek eşli kimse. Tekeşli kimse.
Monogenomic : Monogenomik. Tek bir kromozom takımına sahip olan.
Monogamies : Tek eşlilik sistemi. Tekevlilik. Tek eşlilik. Tekeşlilik. Monogami. Monogam.
İngilizce Monogenic Türkçe anlamı, Monogenic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inheritable : Kalıtsal. Babadan oğula geçebilir. Miras olarak kalan. Miras kalabilir. Miras kalması mümkün olan.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Acacia : Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Monogenic synonyms : abiotic environment, a cells, heritable, abacus bodies, aardvarks, aardwolf, aardvark, abo blood groups system.
Monogenic zıt anlamlı kelimeler, Monogenic kelime anlamı
Noninheritable : Nesilde nesle geçmeyen. Kalıtımsal olmayan. İrsi olmayan. Kalıtımla geçmeyen. Miras olarak kalamaz. Miras kalması mümkün olmayan. Miras olarak bırakılamaz.
Monogenic ingilizce tanımı, definition of Monogenic
Monogenic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to monogenesis.

Bu kısımda Monogenic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monogenic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monogenic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monogenic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.