Monologs türkçesi Monologs nedir

Monologs ingilizcede ne demek, Monologs nerede nasıl kullanılır?

Monologize : Kendi kendine konuşmak.

Monologue : Tekli konuşma. Tekil konuşma. Oyuncunun kendi kendine konuşması. bir kişinin seyircilere anlattığı ve genellikle güldürmeyi amaçlayan bir konu. Tek kişiye özgün oyun. Monolog.

Monologues : Monologlar. Monolog.

Inner monologue : Bir oyuncunun, sahnede konuşmamasına karşın, düşündüklerini ve ruh durumunu seyirciye duyurması. İç konuşma. İçmonolog. Bir oyuncunun sahnede konuşmadığı halde, düşündüklerini seyirciye duyurması.

Interior monologue : İç monolog. İç konuşma.

Monolayers : Tek kat. Tek tabaka. Monomoleküler tabaka. Tek katlı. Tek katman. Tekkatman.

Monolatheral : Monolateral. Kamçıların bakterinin bir yanında toplanması durumu.

Monolithic : Tekil. Tek parçalı. Tek parça taştan. Monolitik. Tek parça taştan yapılmış. Tek yongalı. Yekpare. Yekpare taştan. Tek parça. Tek taştan yapılmış.

Monolayer : Monomoleküler tabaka. Molekül ya da hücre olarak birimlerin homojen tek bir kattan oluşması. monolayer. Katı, sıvı gibi yoğun özdekler üzerinde görece seyreltik gaz ya da sıvıların tutunmalarıyla ortaya çıkan ya da bir sıvı üzerinde çözünmeyen sıvılarca oluşturulan bir molekül kalınlığındaki örtü. Bir yüzeyi kaplayan tek özdecik kalınlığında tabaka. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tek tabakalı. Tekkatman.

 

Monolayer cell : Hücre kültür kaplarının yüzeyinde tek tabaka olarak çoğalan hücreler. Tek tabaka hücre.

İngilizce Monologs Türkçe anlamı, Monologs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Monologs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soliloquy : Oyuncunun kendi kendine yaptığı konuşma. Uzun konuşma. Kendi kendine konuşma. Kendilik konuşma. Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.

Soliloquies : Kendi kendine konuşma. Oyuncunun kendi kendine yaptığı konuşma. Kendilik konuşma.

Monologue : Tek kişiye özgün oyun. Tekli konuşma. Oyuncunun kendi kendine konuşması. bir kişinin seyircilere anlattığı ve genellikle güldürmeyi amaçlayan bir konu. Tekil konuşma.

Monologues : Monologlar.

Performer : Rolü yorumlayan oyuncu. Yerine getiren. Oyuncu. Müzisyen. Yapan. İcracı. Yerine getiren kimse. Artist. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

Speech : Ses (enstrüman). Tekellüm. Söz söyleme. Söylev. Söyleme yetisi. Konuşma. Şive. Gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Diskur. Savunma.

 

Language : Lisan. Mesleki dil. Konuşulur. Dil. Dili. Edebiyat.

Spoken language : Sözlü dil. Konuşulan dil. İnsanların konuştukları dil. Konuşma dili. Bir dilde ağızdan ağıza değişerek çeşitli söyleyiş özellikleri taşıyan ve yazı dilinden farklı olan dil: şuncacıktan kuşbazlığa vurup ipini boşlamasaydık, nice baltalara sap olduktu, adam sırasına bile girdik gittiydi (k. tahir, yol ayrımı, s. 75). oni anlatāyim, oni anlatalum, bak sen de ėyi hatirlattuntun oni. tebi baştan başlāyirum ha (t. günay, rize ili ağızları, s. 245) vb. karşıtı yazı dili'dir. İnsanların iletişim için kullandıkları dil.

Monologs synonyms : performing artist, speech communication, oral communication, voice communication, spoken communication.