Monolayer türkçesi Monolayer nedir
- Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Tekkatman.
- Katı, sıvı gibi yoğun özdekler üzerinde görece seyreltik gaz ya da sıvıların tutunmalarıyla ortaya çıkan ya da bir sıvı üzerinde çözünmeyen sıvılarca oluşturulan bir molekül kalınlığındaki örtü.
- Tek tabakalı.
- Bir yüzeyi kaplayan tek özdecik kalınlığında tabaka.
- Monomoleküler tabaka.
- Molekül ya da hücre olarak birimlerin homojen tek bir kattan oluşması. monolayer.
Monolayer ingilizcede ne demek, Monolayer nerede nasıl kullanılır?
Monolayer cell : Tek tabaka hücre. Hücre kültür kaplarının yüzeyinde tek tabaka olarak çoğalan hücreler.
Monolayers : Tek tabaka. Tekkatman. Tek katlı. Tek katman. Monomoleküler tabaka. Tek kat.
Monolatheral : Kamçıların bakterinin bir yanında toplanması durumu. Monolateral.
Demonolatry : Şeytana tapma. Demonolatri.
Monolith : Tek parçadan yapılmış. Tek parça taştan yapılmış abide. Monolit. Bütüncül. Yekpare. Tek parça. Bütün. Yekpare taş. Tek parça taş. Yekpare dikme.
Monolithic : Yekpare taştan. Tek yongalı. Tek parça. Tekil. Tek parçalı. Yekpare. Monolitik. Bölüntüsüz. Tek taştan yapılmış. Tek parça taştan yapılmış.
Monolithic construction : Monolitik yapı.
Monologs : Monolog.
Monoliths : Yekpare sütun. Tek parça taş. Tek parçadan yapılmış. Yekpare dikme. Bütüncül. Tek parça taştan yapılmış abide. Tek parça anıt. Bütün. Yekpare taş. Tek parça.
Monolithic circuit : Tektaş devre. Monolitik devre. Tektaş çevrim. Bir tek yongadan oluşan tümleşik çevrim.
İngilizce Monolayer Türkçe anlamı, Monolayer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Monolayer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Torpedo : Ziyan etmek. Torpillemek. Baltalamak. Mahvetmek. Kiralık katil. Torpilbalığı. Torpil. Torpido. Torpil ile tahrip etmek.
Gunslinger : Silahlı soyguncu. Kadın hapishane görevlisini dikizleyerek mastürbasyon yapan mahkum. Sert çocuğu oynayan ceza evine yeni düşmüş acemi mahkum.
Felon : Mücrim. Dolama. Cani. Zalim. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Cinayet. Suçlu. Habis.
Slayer : Adam öldüren. Katil.
Liquidator : Cani. Tasfiye memuru. Katil. Tasfiye görevlisi. Tahsildar. Sıvılaştırıcı. Likidatör.
Outlaw : Yasaklamak. Sürgün. Feshetmek. Yasadışı ilan etmek. Huysuz at. Sürmek. Yasaya karşı gelen kimse. Suçlu ilan etmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak.
Murderer : Kıyacı. Cani. Adam öldüren. Adam öldüren kimse. Katil.
Assassin : Suikast yapan. Suikastçi. Başka birini gizlice öldüren kimse. Katil. Kiralık katil. Haşhaşi. Suikastçı. Önceden tasarlayarak öldüren kimse.
Butcher : Rezil etmek. Cani. Boğazlamak. Kasap. Kesmek. Doğramak. Kasaplık hayvan kesmek. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Katletmek. Berbat etmek.
Gun : Tam gaz vermek (otomobil). Avlamak. Arabayı birdenbire tam gaz sürmek. (arabayı) gazlamak. Silah. Ateş etmek. Gazlamak. Tüfek. Motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak. Ateşli silah.
Monolayer synonyms : mass murderer, gun for hire, hitman, serial murderer, hired gun, malefactor, shooter, monomolecular layer, fratricide, killer, hit man, serial killer, infanticide, murderess, cutthroat, ship, assassinator, ripper, crook, criminal, hatchet man, parricide, triggerman, iceman, gunman, monolayers, bravo.

Bu kısımda Monolayer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Monolayer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Monolayer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Monolayer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.